20 Nisan 2020 Pazartesi

“VİRÜSLE HÜZNÜ DENEYİMLEDİM”


“VİRÜSLE HÜZNÜ DENEYİMLEDİM”


Başak Yağcı, İstanbul Şehir Üniversitesi Sinema ve Televizyon Bölüm son sınıf öğrencisi. Covit-19 salgıyla birlikte o da eve kapananlardan. Olağanüstü şartlar içinde oğlan bir hayat yaşamaya çabaladığını söyleyen Başak, virüsün kendisine bulaşabileceği endişesi yaşarken, her dışarı çıktığında bu korkusuyla da yüzleştiğini ifade ediyor. Bu bir aylık süreç içinde hızla büyümüş adeta bir yetişkin olmuş Başak, “Benim için bu süreç mükemmel bir içe dönüş” olduğu ifadelerini kullanıyor. Ancak Başak’ın yaşadıkları bu kadarla sırlı değil. Röportajı aşağıda, iyi okumalar.


Ali: Merhaba Başak! Öncelikle nasılsın?

Başak: Merhaba! İyiyim, teşekkür ederim. Hayat şuan olağan seyrinde yani bu şartlar içerisinde olabildiğince iyi.

Ali: Sevdiklerinden haber olabiliyor musun, onların durumu nasıl?

Başak: Sevdiklerimden haber alabiliyorum evet. Düzenli olarak iletişim içerisindeyim sevdiğim insanlarla. Herkes şuan gayet iyi durumda, ailesiyle ya da ev arkadaşlarıyla karantinada.

Ali: Virüsün sana bulaşabileceği endişesi yaşıyor musun?

Başak: Evet, virüsün bana da bulaşabileceğini düşünüyorum, bu endişe ile yüzleşiyorum her dışarı çıkmak zorunda kaldığımda. Hayatımdaki bu değişiklik aslında virüs bana bulaşmasa da gerçekleşiyor. Olumlu ya da olumsuz bir değişiklik mi bu bilmiyorum. Fakat, virüsün bulaşması pek olumlu bir değişiklik yaratmaz uzun vadeli.

Ali: Tecrit sürecini evde yalnız başına mı geçiriyorsun? Ne zamandır tecrit altındasın?

Başak: 12 Mart’ta başladı benim karantinam, sadece market ihtiyaçlarım için dışarıya çıkıyorum ve tek başıma geçiriyorum.

Ali: En son ne zaman dışarı çıkmıştın?

Başak: 3 Nisan tarihinde.

Ali: En çok özlediğin üç şey nedir diye sorsam cevabın ne olurdu?

Başak: Sanırım hayatımda biraz daha düzen söz konusuydu. Düzenli olarak gitmek zorunda olduğum bir okul olduğu için. Bunun yanı sıra, özgürlük. Her an kalkıp buradan bir yere gidebilirdim, şuan bu söz konusu değil. 3. ne olurdu bilemedim. 

Ali: İnsanlarla nasıl ilişki kuruyorsun, bu seni tatmin ediyor mu?

Başak: İnsanlarla sosyal medya, görüntülü görüşebildiğim uygulamalar ile iletişim kuruyorum. Şimdilik bu süreç için en verimli seçenek bu. Yani evet tatmin ediyor.

Ali: Bu süreçte ilişkilerinde değişim oldu mu? En yakınındakiler olsun veya uzaktakiler insanları bakış açında bir duygu ve fikir değişikliği yaşadın mı?

Başak: Bu süreçte çevremdeki insanlar için daha korumacı olduğumu söyleyebilirim. Bu durum beni daha da duygusallaştırdı. Çevremdeki insanlara karşı daha pozitif ve anlayışlı yaklaştığımı söyleyebilirim. Uzun süredir iletişimde olmadığım insanların bana ulaşıp, karşılıklı bir kırgınlığımızın olmadığını gördüm mesela. Herkes daha yapıcı olmaya başladı. Karşılıklı olarak pozitif adımlar atılıyor bence. Bu da hayatın ne kadar kısa olduğunu fark etmemiz ile doğru orantılı bence.

TAMAMEN VERİMSİZ BİR SÜREÇTEYİM


Ali: Bu süreçte zaman ve serbest zamanla olan ilişkinde değişiklik yaşadın mı?  Sanki zaman daha çokmuş gibi ama boş zaman da boş değilmiş gibi geldi mi?

Başak: Evet. Tamamen verimsiz bir süreçteyim. Gün içerisinde yaptığım şeyler çok temel ve basit şeyler ve tüm günüm ben anlamadan bitiyor. 

Ali: Karantina sürecinde yeni bir şeyler öğreniyor musun ya da öğrendiğini düşünüyor musun? Yeni deyimlerin veya içsel deneyimlerin oldu mu?

Başak: Kendimi bir şeylere uzun süreli odaklamaya çalışıyorum. Odaklanma problemimi yenmek için sıkılsam da bir filmi bitirmeyi ya da günlük yapmam gereken bir şeyi hazmederek yapmaya çalışıyorum. Bunun dışında İspanyolca öğrenmeye çalışıyorum, her gün belirli temalara odaklanıyorum. Eskiden belirli yemeklere yapabiliyordum, artık her hafta en az 3-4 çeşit yeni yemek yaparak yeni yemek tarifleri öğreniyorum. Önceden keşfedip dileyemedim şarkıları dinliyorum. İzlemediğim filmleri izliyorum. İçsel deneyimlerim oldu evet. Daha önceden farkında olduğum şeyleri karakterime yerleştirmem ve bunu pratiğe geçirmem kolaylaştı. olaylara verebileceğim ani tepkilerin yerinin sakiliğe ve sükunete bırakıp, tamamen kendi bilincimin farkındalığı üzerine meditasyon egzersizleri ve yoga yaparak bu süreci daha kalıcı bir hale getiriyorum.

Ali: Bu sürecin biran önce bitmesini umarak mı bekliyor yoksa süreç kendini sana alıştırdı mı bu konuda düşüncelerin neler?

Başak: Sürece evet alıştım fakat 1-2 ay içerisinde bitmesini istiyorum, sağlıkçıların tahminlerinden dolayı. Bitmesini istememin nedeni dışarıya çıkmadan yapamam mantığı değil kesinlikle artık gerçek hayata geri dönmek istemem. 

Ali: Bu süreçte seni en çok etkileyen ne oldu? Bunlardan bahsedelim mi biraz?

ENDİŞELENİYORUM VE BİRAN ÖNCE NORMALE DÖNMEK İSTİYORUM

Başak: Bu süreçte beni e çok etkileyen çevremde birine acaba bir şey mi oldu ve olacak korkusuyla yaşamak oldu kesinlikle.

Ali: Her şey yoluna girdiğinde yapacağın ilk şey ne olurdu? Bundan bahsedelim mi?

Başak: Tabii isterdim… her şey yoluna girdiğinde yapacağım ilk şey bu olacak! (bir sonraki soruya da cevap vermiş oldum)

Ali: Yani gerçek hayata dönmek ve aileni ziyaret etmek, annenle görüşmek

Başak: Evet,  ailemi ziyaret etmek 

Ali: Her şey normale döndüğünde veya eskisi gibi olduğunda neleri istiyorsun veya neleri istemiyorsun mesela?

Başak: O normallik artık geçmişte kaldı bence.

Ali: Bu dönemde edindiğin ve hoşuna giden yeni bir alışkanlık edindin mi? Örneğin her şeyi internetten almak yerine markete, mağazalara koşmak gibi..?

Başak: İnsanların kişisel mesafeyi korumasını ve temizliğine dikkat etmeye devam etmesini istiyorum. Ölüme bu kadar yakın olduğumuzu fark etmek istemiyorum.

Ali: Bu süreç içinde herhangi bir nesneyle veya canlıyla özel bir bağ kurduğunu hissediyor musun? (Burada bilgisayar, cep telefonu ve belki kitaplar sayılmaz, onlar zaten kanımca hayati önem taşıyor böylesi bir dönemde.)

HÜZNÜ DENEYİMLEDİM


Başak: Evin içerisinde daha kalıcı bir düzen oluşturmam.

Ali: Bu tecrit döneminin bir tür içe dönüş veya terapi etkisi yarattığını düşünür müsün, yoksa bir başka açıdan bir işkence gibi mi?

Başak: Kesinlikle mükemmel bir içe dönüş ve terapi. Bireysel farkındalığa ulaştırabilecek bir dönem. Belki özellikle yalnız yaşayan insanlar için.

Ali: Gelecek yıl, belki doğum gününde pencereden dışarıya, belki ufka, gündoğumuna veya gün batımına baktığında ne görmeyi dilersin?

Başak: Sakinlik ve huzur. Şuan yaşadığımızdan daha iyi bir süreçte olduğumuzu tüm canlılar ve dünya için…

Ali: En çok neyi deneyimledin örneğin, bu süreç içinde?

Başak: Evet, bunu karantinamın başından beri deneyimliyorum. Hüzün diyebilirim.

Ali: Peki pencere kenarında vakit geçiriyor musun bu aralar, ne hissettiriyor bu sana?

Başak: Herkese sağlıklı bir süreç diliyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder