“VİRÜSLE HÜZNÜ
DENEYİMLEDİM”
Başak
Yağcı, İstanbul Şehir Üniversitesi Sinema ve Televizyon Bölüm son sınıf
öğrencisi. Covit-19 salgıyla birlikte o da eve kapananlardan. Olağanüstü
şartlar içinde oğlan bir hayat yaşamaya çabaladığını söyleyen Başak, virüsün
kendisine bulaşabileceği endişesi yaşarken, her dışarı çıktığında bu korkusuyla
da yüzleştiğini ifade ediyor. Bu bir aylık süreç içinde hızla büyümüş adeta bir
yetişkin olmuş Başak, “Benim için bu süreç mükemmel bir içe dönüş” olduğu ifadelerini
kullanıyor. Ancak Başak’ın yaşadıkları bu kadarla sırlı değil. Röportajı
aşağıda, iyi okumalar.
Ali: Merhaba
Başak! Öncelikle nasılsın?
Başak: Merhaba! İyiyim,
teşekkür ederim. Hayat şuan olağan seyrinde yani bu şartlar içerisinde
olabildiğince iyi.
Ali: Sevdiklerinden
haber olabiliyor musun, onların durumu nasıl?
Başak: Sevdiklerimden
haber alabiliyorum evet. Düzenli olarak iletişim içerisindeyim sevdiğim
insanlarla. Herkes şuan gayet iyi durumda, ailesiyle ya da ev arkadaşlarıyla
karantinada.
Ali: Virüsün
sana bulaşabileceği endişesi yaşıyor musun?
Başak: Evet, virüsün
bana da bulaşabileceğini düşünüyorum, bu endişe ile yüzleşiyorum her dışarı
çıkmak zorunda kaldığımda. Hayatımdaki bu değişiklik aslında virüs bana
bulaşmasa da gerçekleşiyor. Olumlu ya da olumsuz bir değişiklik mi bu
bilmiyorum. Fakat, virüsün bulaşması pek olumlu bir değişiklik yaratmaz uzun
vadeli.
Ali: Tecrit
sürecini evde yalnız başına mı geçiriyorsun? Ne zamandır tecrit altındasın?
Başak: 12 Mart’ta
başladı benim karantinam, sadece market ihtiyaçlarım için dışarıya çıkıyorum ve
tek başıma geçiriyorum.
Ali: En
son ne zaman dışarı çıkmıştın?
Başak: 3 Nisan
tarihinde.
Ali: En
çok özlediğin üç şey nedir diye sorsam cevabın ne olurdu?
Başak: Sanırım
hayatımda biraz daha düzen söz konusuydu. Düzenli olarak gitmek zorunda olduğum
bir okul olduğu için. Bunun yanı sıra, özgürlük. Her an kalkıp buradan bir yere
gidebilirdim, şuan bu söz konusu değil. 3. ne olurdu bilemedim.
Ali: İnsanlarla
nasıl ilişki kuruyorsun, bu seni tatmin ediyor mu?
Başak:
İnsanlarla sosyal medya, görüntülü
görüşebildiğim uygulamalar ile iletişim kuruyorum. Şimdilik bu süreç için en
verimli seçenek bu. Yani evet tatmin ediyor.
Ali: Bu
süreçte ilişkilerinde değişim oldu mu? En yakınındakiler olsun veya uzaktakiler
insanları bakış açında bir duygu ve fikir değişikliği yaşadın mı?
Başak: Bu süreçte
çevremdeki insanlar için daha korumacı olduğumu söyleyebilirim. Bu durum beni
daha da duygusallaştırdı. Çevremdeki insanlara karşı daha pozitif ve anlayışlı
yaklaştığımı söyleyebilirim. Uzun süredir iletişimde olmadığım insanların bana
ulaşıp, karşılıklı bir kırgınlığımızın olmadığını gördüm mesela. Herkes daha
yapıcı olmaya başladı. Karşılıklı olarak pozitif adımlar atılıyor bence. Bu da
hayatın ne kadar kısa olduğunu fark etmemiz ile doğru orantılı bence.
TAMAMEN VERİMSİZ BİR
SÜREÇTEYİM
Ali:
Bu süreçte zaman ve serbest zamanla olan ilişkinde değişiklik yaşadın mı? Sanki zaman daha çokmuş gibi ama boş zaman da
boş değilmiş gibi geldi mi?
Başak: Evet. Tamamen
verimsiz bir süreçteyim. Gün içerisinde yaptığım şeyler çok temel ve basit
şeyler ve tüm günüm ben anlamadan bitiyor.
Ali: Karantina
sürecinde yeni bir şeyler öğreniyor musun ya da öğrendiğini düşünüyor musun? Yeni
deyimlerin veya içsel deneyimlerin oldu mu?
Başak: Kendimi bir
şeylere uzun süreli odaklamaya çalışıyorum. Odaklanma problemimi yenmek için
sıkılsam da bir filmi bitirmeyi ya da günlük yapmam gereken bir şeyi hazmederek
yapmaya çalışıyorum. Bunun dışında İspanyolca öğrenmeye çalışıyorum, her gün
belirli temalara odaklanıyorum. Eskiden belirli yemeklere yapabiliyordum, artık
her hafta en az 3-4 çeşit yeni yemek yaparak yeni yemek tarifleri öğreniyorum. Önceden
keşfedip dileyemedim şarkıları dinliyorum. İzlemediğim filmleri
izliyorum. İçsel deneyimlerim oldu evet. Daha önceden farkında olduğum
şeyleri karakterime yerleştirmem ve bunu pratiğe geçirmem kolaylaştı. olaylara
verebileceğim ani tepkilerin yerinin sakiliğe ve sükunete bırakıp, tamamen
kendi bilincimin farkındalığı üzerine meditasyon egzersizleri ve yoga yaparak
bu süreci daha kalıcı bir hale getiriyorum.
Ali: Bu
sürecin biran önce bitmesini umarak mı bekliyor yoksa süreç kendini sana
alıştırdı mı bu konuda düşüncelerin neler?
Başak: Sürece evet
alıştım fakat 1-2 ay içerisinde bitmesini istiyorum, sağlıkçıların
tahminlerinden dolayı. Bitmesini istememin nedeni dışarıya çıkmadan yapamam
mantığı değil kesinlikle artık gerçek hayata geri dönmek istemem.
Ali: Bu
süreçte seni en çok etkileyen ne oldu? Bunlardan bahsedelim mi biraz?
ENDİŞELENİYORUM VE
BİRAN ÖNCE NORMALE DÖNMEK İSTİYORUM
Başak: Bu süreçte beni
e çok etkileyen çevremde birine acaba bir şey mi oldu ve olacak korkusuyla
yaşamak oldu kesinlikle.
Ali:
Her şey yoluna girdiğinde yapacağın ilk şey ne olurdu? Bundan bahsedelim mi?
Başak: Tabii isterdim…
her şey yoluna girdiğinde yapacağım ilk şey bu olacak! (bir sonraki soruya da
cevap vermiş oldum)
Ali:
Yani gerçek hayata dönmek ve aileni ziyaret etmek, annenle görüşmek
Başak: Evet, ailemi ziyaret etmek
Ali: Her
şey normale döndüğünde veya eskisi gibi olduğunda neleri istiyorsun veya neleri
istemiyorsun mesela?
Başak: O normallik
artık geçmişte kaldı bence.
Ali: Bu
dönemde edindiğin ve hoşuna giden yeni bir alışkanlık edindin mi? Örneğin her
şeyi internetten almak yerine markete, mağazalara koşmak gibi..?
Başak: İnsanların
kişisel mesafeyi korumasını ve temizliğine dikkat etmeye devam etmesini istiyorum.
Ölüme bu kadar yakın olduğumuzu fark etmek istemiyorum.
Ali: Bu
süreç içinde herhangi bir nesneyle veya canlıyla özel bir bağ kurduğunu
hissediyor musun? (Burada bilgisayar, cep telefonu ve belki kitaplar sayılmaz,
onlar zaten kanımca hayati önem taşıyor böylesi bir dönemde.)
HÜZNÜ DENEYİMLEDİM
Başak: Evin içerisinde
daha kalıcı bir düzen oluşturmam.
Ali: Bu
tecrit döneminin bir tür içe dönüş veya terapi etkisi yarattığını düşünür
müsün, yoksa bir başka açıdan bir işkence gibi mi?
Başak: Kesinlikle
mükemmel bir içe dönüş ve terapi. Bireysel farkındalığa ulaştırabilecek bir
dönem. Belki özellikle yalnız yaşayan insanlar için.
Ali: Gelecek
yıl, belki doğum gününde pencereden dışarıya, belki ufka, gündoğumuna veya gün
batımına baktığında ne görmeyi dilersin?
Başak: Sakinlik ve
huzur. Şuan yaşadığımızdan daha iyi bir süreçte olduğumuzu tüm canlılar ve
dünya için…
Ali:
En çok neyi deneyimledin örneğin, bu süreç içinde?
Başak: Evet, bunu
karantinamın başından beri deneyimliyorum. Hüzün diyebilirim.
Ali:
Peki pencere kenarında vakit geçiriyor musun bu aralar, ne hissettiriyor bu
sana?
Başak: Herkese sağlıklı
bir süreç diliyorum.



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder