Herhangi bir şeyi satmak sadece birinden para alıp karşılığında bir şey vermek değildir asıl bir kültür aktarımıdır ve benliğimizi hedef alır.
Bir jileti nasıl satabilirsin:
“En iyi jilet budur... Dünyanın bütün meşhurları
bununla tıraş oluyor... İngiltere Kralı, Rahmetli Başkan Kenedi, Taçsız Kral
Pele, Bekenbauer, Kaleci Mayer, Nadya Komonaçi, Brijit Bardot, Fenerbahçeli
Cemil... Hepsi şöhretlerini bu bıçağa borçludurlar...”
(Neşeli Günler filmi)
Bir
kalemi nasıl satabilirsin:
“Her
şeyi satabilir misin? Şu basit kalemi sat bana!”
“Önce
yemeğimi yesem bugün hiçbir şey yemedin çünkü.”
“Brad,
nasıl yapıldığını göster, sat bu kalemi bana; izleyelim!” (Kalemi Brad’a
uzatır.)
“Kalemi
satmamı mı istiyorsun?”
“İşte
benim oğlum!”
“Bu
kalem.”
“Her
şeyi satabilir.”
“Bana
bir iyilik yapsana oradaki peçeteye adını yaz.”
“Kalemim
yok.”
“Kesinlikle!
Arz, talep dostum.”
“Demek
istediğimiz anladınız mı?” (Para Avcısı filmi)
Pazarlama
sürüden çalmaktır. Sürüden çaldığınız her kişi için kazancınız ikiye katlanır
ve yeni bir sürü/kendi sürünüzü oluşturursunuz.
Büyük
markaların serencamı böyledir. Hemen hepsi satma ve satın almanın altın
vuruşunu yapmışlardır ve kendi cemaatlerini oluşturmuşlardır.
Büyük
markaların hikâyeleri ihtiyaç üzerine değil ihtiyaç oluşturma üzerine
kuruludur.
Dubai
çikolatası gibi bir çikolataya ihtiyacımız var mıydı?
Peki,
her aldığımız Dubai çikolatasının Filistin’e bir mermi olduğu bize söylense ne
yapardık?
Starbucks
ile Dubai çikolatası arasındaki fark ne, ya da bir fark var mı?
Ya
da Ukrayna’ya satılan İHA ve SİHA’lar Starbucks’tan daha mı masum?
Ürünlerin
“kapitalizm”, “emperyalizm”, “ihanet” içerdiğini kim neye göre belirliyor?
Pazarlama
teknikleri ve ihtiyaç üretmek pratiklerinin bize gösterdiği şey oluşturulan tüketim
sürüsü ile diğer sürüler veya diğer sürüleri yönetenler arasındaki etkileşimler
belirliyor. Aslında satılan özellikle de uluslararası alanda tüketilen büyük
marka ürünlerin politik bir yanı var. Ancak bütün bu ürünlerin hikâyeleri ve
bizde ifade ettikleri de birbiri içine girmiş durumda. Çünkü uluslararası
markalar iktidarlara ortak oluyorlar, iyi geçindiğiniz sürece çok fazla zarar
görmüyorlar ama hesaplar tersine döndüğünde ortaklık güçlü lehine
bozulabiliyor.
Bir
Ekonomik Tetikçinin İtirafları önemlidir!
O
yüzden günümüzde bir şeyi yerken içenken helal haramlığı bir yana bizi hain
yapıp yapmadığı artık daha önemli; ya da iktidar sahipleri böyle örgütlenmemizi
istiyorlar, çünkü işlerine siyaseten öyle geliyor olabilir.

.png)

