İHA
Kullanan teröristlerden, spam kullanan internet korsanlarına teknolojik
terörizm dünyayı kuşatıyor mu? Bir sonun başlangıcı ya da bir başlangıcın sonu
mu? Littli Boy’dan(Küçük çocuk) Spam Boy’a (İstenmeyen çocuk); sahi, atom
bombasından daha tehlikeli ne olabilir ki?
TERÖRİST TEKNOLOJİ
Son 300 yıl insanlığın aynı zamanda
buluşlar çağı. Bu buluşlar öylesine ilerleme sağladı ki, sadece dünyamız pırıl
pırıl aydınlanmadı, bir saniye içinde mesajımız dünyayı birkaç kez dolaşmadı, insanlar kitlesel ölümle maruz kaldı, bir
anda binlerce kilometrelik alanlar yaşanmaz hale geldi. Ancak son yirmi otuz
yıl içinde gelişen teknolojiler sadece insanların yaşamlarını kolaylaştırmadı
bir şekilde ortaya çıkan veya çıkarılan/zaman zaman yeni savaş yöntemi olarak
uzmanlarca dikkat çekilen terörizm ve terösitler bu çığır açan buluşları
kullanmaya başladılar. Bunların başında internet ve İnsansız Hava Araçları
geliyor. Peki, bu terörist teknoloji nasıl işliyor ve insanlık nereye
sürükleniyor.
Littli Boy (Küçük
çocuk)
Buluşlar ve özellikle teknolojik
buluşlar insanlığı bir çok yönden ileriye taşıdı. Mucitler buluşları
yaparlarken, endi buluşlarının kurbanı bile oldular. Çünkü bazı icatlar ölümcül
riskler taşıyordu. Örneğin otomobiller, uçaklar ve buna benzer bazı buluşlar.
Ancak son yüz yıl içinde insanoğlu sadece hayatı kolaylaştıran değil, insanlığı
yok edecek buluşlara da imza attı. Ya da mucitler öyle buluşlar yaptı ki, bir
kumaş gibi veya bir paranın iki yüzü gibi bu buluşlar hem insanlığın hayatını
kolaylaştırdı hem de korkunç kitlesel ölümleri, çevre felaketlerini beraberinde
getirdi.
Littli Boy yani Küçük Çocuk
bunlardan biriydi. Bu elbette kod ismiydi. İlk nükleer denemenin kod ismi. ABD
2. Dünya Savaşı’nda 6 Ağustos 1945 tarihinde uranyum tipi silah Japonya’nın
Hiroşima kentine düşecekti. Üç gün sonra Küçük Çocuk’u Şişman Adam (Fat Man)
takip edecek ve plütonyum tipi bomba bu kez Nagazaki semalarından binlerce
insanın ölümüne, sakatlanmasına ve gelecek nesillerin saat doğmasına neden
olacak uçuşunu gerçekleştirecekti. Bunlar savaşta olan şeylerdi. Yani kitlesel
katliam olmuyordu. Nitekim olmadı da.
Ancak asıl tehlike gerçekten nükleer
bombalar mı? Çevre kirliliği,
küresel ısınma ve petrol savaşlarına sebep olması nedeni ile petrolün
bulunmasını, “en beklenmeyen sonuca neden olmuş” olan kötü icat olarak
değerlendirebilir miyiz?
Milyonlarca
kişinin kanser ve kalp hastalığı nedeni ile ölümüne neden olan ve ilk
Kızılderililer tarafından kullanıldığı bilinen sigaranın keşfinin, petrol…
Bunların
arkasından: Barutun ve silahların icadı; birçok bölgenin icat edilen mayınla
döşenmiş olması; dinamit gibi güçlü patlayıcıların geliştirilmesi. Organize suç
ve terörizmi de uyardığı anlaşılan eroinin ve benzer maddelerin kullanılmaya başlanması.
Masa örtüsü yakan Roma İmparatoru
Roma İmparatoru Charlemagne akşam yemeklerinden sonra yemek örtülerini
ateşe atarmış ve misafirlerine bunların yanmadığını gösterip, övünürmüş.
Örtülerde kullanılan materyal, bugünlerde en ölümcül maddelerden biri olarak
kabul edilen “asbestos”. Tarih boyunca milyonlarca madenci “asbestos” nedeniyle
hayatlarını kaybetti. Günümüzde de, 2005 yılı itibariyle, çoğu Rusya ve Kanada’da olmak üzere, 2.2 milyon ton “asbestos”
üretiliyor.
Daha
önce bilinmesine rağmen, Leonardo Da Vinci’nin 16. yüzyılda geliştirdiği
kimyasal silahlar, deniz savaşlarında kullanıldı. İlk kez, 1. Dünya Savaşı’nda
geniş ölçüde kullanılan kimyasal silahlar, biyolojik silahlarla birlikte kitle
imha silahlarının başında...
Tabiatın
yok edemediği bir madde sayılan “plastik” kullanımı, son yıllarda o denli arttı
ki, Pasifik Okyanusu’nun “gyre” olarak adlandırılan en geniş
bölgesinin her kilometre karesinde, yaklaşık 400.000 adet plastik çöp bulunduğu
tespit edildi. Pasifik’te Türkiye toplam toprak büyüklüğünü kaplayacak
ölçüde plastik biriktiği anlaşılmış durumda. Öte yandan, Akdeniz’in her kilometre karesinde yaklaşık 2.000 plastik torba
var. “Plastiğin icadı”, tarihteki en kötü icatlardan sayılıyor. Öyle mi
gerçekten?
Ölümcül
icatlar arasında, bilgisayar virüsleri ve “spam” iletilerinin yarattığı
gereksiz birikinti de bulunuyor bence. Ancak spam dediğimiz şey gerçek yaşamdan
bilgisayarlı yaşama sızdı oradan da tekrar gerçek yaşama sızdı. Terörizm bir
anlamda insan hayatını tehdit eden bir olgu durumuna geldi. Ben bu yüzden spam
diyorum, teröre. İnsanın kendi icat ettiği ve kendini yok ettiği bir korkunç
çağ hastalığı. Bu hastalık elbette yaygın değil ancak korkusu, şiddeti ve kan
dökücülüğü korkunç.
Terörist teknolojinin icadı ve
geldiği nokta
Drone
olarak da bilinen uzaktan kumandalı ticari İnsansız Hava Araçları (İHA) Irak
Şam İslam Devleti (IŞİD) ve diğer grupların savaş biçimini değiştirmiş
görünüyor. Farklı ülkelerin orduları da bu alanda adeta yarışıyor. Küçük bir
drone havalanıyor. Operatör ekranda kuşbakışı görüntüyü kontrol ediyor ve aracı
şehrin üstünde dolaştırmaya başlıyor.
Bu
manzara ile dünyanın her yerinde karşılaşmak mümkün. Küçük bir kamerası olan
İHA'ların satış rakamı 2010'da birkaç binle sınırlıyken şimdi milyonlara
ulaşmış durumda. Fakat sivil müşteriler için yapılan bu tür küçük İHA'lar Irak
gibi ülkelerde savaşta kullanılan bir silah haline geldi aynı zamanda.
IŞİD’in
2014’ten beri bu İHA’ları kullandığı biliniyor. Başlangıçta propaganda
videoları için havadan çekim yaparken kullandılar. Daha sonra casusluk ve keşif
amacıyla. IŞİD Suriye'deki bir askeri üste intihar saldırıları yapmadan önce
İHA ile keşif uçuşları yapıp video çekmişti.
Zırhlı
araçlara yüklenmiş bombaları da İHA'lardan gelen görüntülere göre hedeflerine
sürüyorlardı. ABD askeri kaynaklarına göre, IŞİD bugün Musul'da havan
toplarının nereye düştüğünü İHA ile görüntüleyip daha iyi vuracak şekilde hedef
belirliyor.
İHA'ları
kullanan sadece IŞİD değil. Irak ve Suriye'de Hizbullah da dahil birçok grup bu
araçlardan yararlanıyor. Irak ordusu bile Musul taarruzunda İHA'ları kullanarak
bomba yüklü araçları tespit ediyor, taktiksel yeniliklere gidiyor. Fakat bu
araçlar artık casusluktan öte amaçlar için kullanılıyor. IŞİD bunlara patlayıcı
füzeler yerleştirerek öldürücü silah haline getiriyor. Onlarla savaşan ordular
ise kendi donanımlarını bu gelişmelere uyarlamaya çalışıyor.
Sivil
müşteriler için satılan ve IŞİD'in kullandığı İHA'lar 1000 dolara satılıyor.
Bunların uçuş süresi yarım saati buluyor ve üç km'den fazla mesafeyi yüksek
çözünürlüklü görüntüleyebiliyor. Orduların kullandığı askeri İHA'lar ise 100
bin doları buluyor. Bu İHA'lara silah yerleştirmek teknik bilgi gerektiriyor.
Ağustos'ta Hizbullah'ın yayınladığı bir videoda bu araçlardan küçük bombalar
atıldığı görülüyordu. İHA'ları düşürmek zor olduğu için bu amaçla kartal, ağ ve
lastik top kullanımı üzerinde duruluyor.
ABD
ordusunun çıkardığı bir kılavuzda İHA'ları gözetlemek için en az bir askerin
sürekli gözetleme yapmasına ve çok sayıda İHA'nın savunmayı zayıflatacağına
dikkat çekiliyor.
Teknolojik
olarak sürekli geliştirilen İHA'ları vurup düşürmesi de zor. Bu amaçla yeni
silahlar geliştirmek gerekiyor. Battelle Drone Defender adıyla geliştirilen
cihaz İHA'ya uzaktan kumanda ile giden talimatı radyo dalgalarıyla devre dışı
bırakılıyor ve onu güvenli bir şekilde yere indiriyor. Araştırılan diğer
yöntemler arasında eğitimli kartal, ağ ve lastik topların bu amaçla kullanımı
da var.
İHA
üreticileri ürünlerinin yasa dışı kullanımını engellemek için havaalanı gibi
tehlikeli bölgelerde uçmasını önleyecek programlar geliştiriyor.
Fakat
geçen yıl Şubat ayında IŞİD'in Ramadi'den çıkarılması sonrasında bölgede
bulunan bir atölyede sıfırdan İHA yapımı tespit edilmişti. Buradaki elektronik
parçalar Kore, Japon ve Türk şirketlerinden tedarik edilmişti.
Burada
bulunan Sovyet yapımı karadan havaya Strela füzesi parçalarının İHA'lara monte
edilmesinin planlandığı sanılıyor. Hizbullah'ın ise İHA'larla helikopterlere
saldırmayı düşündüğü belirtiliyor.
İHA'ların
bu kadar yayılması orduları da şaşırtmış durumda. Irak'ta bombaları patlatmak
için cep telefonlarının kullanılmasını önlemek üzere yeni taktik ve teknoloji
geliştirildiği gibi, aynı ihtiyaç drone alanında da kendisini dayatıyor. Ayrıca İHA'ların ticari sektörde kısa sürede
ve ucuza yeni donanımlarla üretilmesi gibi bir sorunla karşı karşıya olan
ordular, bu cihazların askeri versiyonunu çok daha uzun sürede ve çok daha
pahalıya imal ediyor.
ABD
bu sorunu gidermek için askeri İHA üretiminde ticari cihazlar için kullanılan
parçaların ve programların kullanılması üzerinde duruyor. Bu savunma sanayiinde önemli bir adım
olacağa benziyor. Fakat günümüz çatışmalarında kullanılan İHA'lara yetişmek
için de böyle bir adım gerekiyor.
Benim
Spam Boy diye adlandırdığım terörist grupların sadece İHA kullanımı yok.
Bilgisayarlar, cep telefonu ve benzeri çağcıl teknolojik aletlerde de son
derece yetkinler.
Uçak dinleyen terörist telsizleri
Şırnak
ve Diyarbakır’da bir süre önce yapılan operasyonlarda dağlık kesimde ele
geçirilen silah ve patlayıcılar dışında elektronik eşyalar da bulunmuştu.
Bunların arasında dikkat çeken bir telsiz vardı. Bu Japonların geliştirdiği bir
telsizdi. Fiyatı 500 dolar olan, 220 kanalı bulunan telsiz bulunduğu yerin
sıcaklığından, deniz yüksekliğine kadar ölçebiliyordu. Ancak daha önemlisi, bu
telsiz ile havada uçan bir uçak dinlenebiliyordu. Yine bu telsiz sayesinde
teröristlerin bir laptop aracılığıyla internete bağlanması mümkündü. Böylece
bir terörist bir televizyonun canlı yayınına bile katılabilirdi.
Zaten
artık internet terör örgütlerinin çocuk oyuncağıydı. İstedikleri propagandayı
yapabiliyorlardı. Satın aldıkları hackerlerle bunu yapabildikleri gibi kendi
içlerinde de bu teknolojiye hiç de yabancı olmayan elemanları vardı. Örneğin
bir video sosyal paylaşım sitesi olan YouTube teröristler için yol geçen
hanıydı. PKK, DEAŞ, FETÖ ve DHKP-C gibi bölgede ülkemizi de içine alan at
koşturan teröristler buradan korkunç propaganda videoları paylaşabildikleri
gibi, yayın da yapabiliyorlardı.
Siber terör ve spam boylar
Teknolojiyi
kötü yönde kullanarak, bir ülkenin banka hesaplarını, elektrik ve nükleer
tesislerin bilgisayar sistemlerini, uçaklarını, iletişim sistemlerini alt üst
etmek artık çok kolaylaştı. Bu tür terör eylemlerine “teknolojik terör” veya
“siber terör” denmeye başlandı. Teknolojinin gelişmesiyle buna bağımlı hale
gelen ülkelerin ve terör örgütlerinin karşılıklı hayata geçirdikleri bir terör
çeşidi olarak gösteriliyor.
İngiltere’de,
1998 yılı içerisinde siber terörü engellemek adına, kendi içerisinde ilk hukuki
metinler hazırlatıldı. Siber terör eylemlerinin fazla maliyet gerektirmemesi ve
yapılan işin sanal ortamda yapılıp, devletin zayıf duruma düşmesine ve
toplumsal alanda büyük yankılar uyandıracak eylemlere imza atmaya izin
vermesinden ötürü teröristler için çok cazip bir eylem çeşidi.
Siber
Terörün uluslararası alanda, ciddi bir tehdit oluşturduğu 1997 yılında
gerçekleşen siber terör saldırısıyla gözler önüne serildi. Bu olay, ABD Enerji
Bakanlığı’nın sistemlerine yönelik sisteme virüs bulaştırılması ve tüm sistemin
tamimiyle virüs nedeniyle yok edilmesidir.
Siber
terörün, dünya çapında yankı bulan diğer bir eylemi de, 2007 yılında Rusya
üzerinden Estonya’daki bilgisayarlara uygulanan terör eylemleridir. Yüzyılın en
büyük yankı bulan siber saldırısı ise, “Wikileaks” belgeleri olarak bilinen,
ABD Dışişleri Bakanlığı ve Savunma Bakanlığı arşivlerinin internet ve
medya üzerinden dünya kamuoyunun gözleri önüne serilmesidir. Siber saldırıların
gelişmesiyle karşı atak için Louisiana kentinde Siber saldırıları yönetmek ve
engellemek adına bir komutanlık bile kurulmuştur.
Türkiye’de
2016 yılındaki elektrik kesintisi siber teröre örnek olarak gösteriliyor. Anca
bu tür saldırılar bitmiş değil. Çünkü artık teknolojinin bizzat kendisi
insanlığı tehdit etmeye başladı. Çünkü geliştirdiğiniz her şeyin bilişim veya
iletişim çağında her zaman iyi insanların eline geçeceğini düşünemezsiniz.
Peki, o zaman ne mi yapılacak. Hayatı, insanları spamlara karşı daha güçlü hale
getirecek yeni yollar bulmak. Terörist teknoloji karşısına insancıl
teknolojiler geliştirmek. Daha doğrusu değişim için bu kötü ve çok
pahalı/bedeli çok ağır yola başvurmayacak nesiller yetiştirmek; benim tabirim
ile spam boy’lar (istenmeyen çocuklar) değil iyi çocuklar.