İnsanın vahşileşme ihtimali
Kadınların rahmi insanlık için bir
tehdittir. Çünkü kadın rahmi geleceğin ve gelecek nesillerin de rahmidir. Peki,
gelecek nasıl olacak? Bir araştırmaya göre insan uygarlığının vahşileşme
ihtimali yüzde yetmiş beş. İnsanları geçmişleri sıkıyor, gelecekleri ise
korkutuyor. Hıristiyanlar Hz. İsa’yı bekliyor, Müslümanlar Mehdi’yi, İranlılar
12. İmam’ı. Aslına bakarsanız dini veya felsefi bütün inançlarda bir kurtarıcı
beklentisi var. Bu bugünün ve dünün konusu da değil. Yüzyıllardır sürüyor bu
beklenti. Çünkü geçmişte Cennet inşa edilemedi. Gelecekte de Cennet görünmüyor.
Geleceğin karanlık olacağını düşünüyor insanlar. Bunda haksız sayılmazlar, hâlâ
olağanüstü kitlesel haksızlıklar, kitlesel katliamlar ve acılar yaşanırken…
Bu köye bir daha peygamber uğramayacak
Dolayısıyla başının çaresine bakamadı
insanlar. Yüzlerce, belki binlerce uyarıcı geldi, kitaplar yazıldı ama yine de
insan kendi türünü ve kendi türüyle birlikte dünyayı yaşanmaz yapmaktan
yılmadı. Yılmaz da. Böyle sürmeyeceğini de biliyoruz. Bunun için mahvettiğimiz
dünyaya çeki-düzen verecek birini bekliyoruz. Kimse gelmeyecek. Buna emin
olabilirsiniz. Gelmesine de gerek yok. Geldiğinde de bir şey değişmiyor. Çünkü
uyarıcıların etkisi bir tablet antidepresan etkisi kadar.
En kötünün arkamızda kaldığını
sanıyorsak yanılıyoruz
En kötü olanın arkamızda kaldığını
sanıyorsanız yanılıyorsunuz. İyi bir Tanrı’nın en büyük özelliği korkunun
egemen olmayacağı bir dünya yaratmaktır. İyi bir insanın en büyük özelliği de
Tanrı’nın korkmamamız için yarattığı bu dünyayı korku Cehennemine çevirmektir.
Bu sadece insanlığa değil, insanlığın geleceğine de bir saldırıdır.
Bir tehdit olarak kadın rahmi
Geleceği ve özellikle de erkeği tehdit
eden en önemli olgu ise kadın rahmidir. Bu gerçeği Hollywood yapımı, seri
halinde çekilen, en son 6’ncısı(Kara Kader) vizyona giren Terminötür filminde bir dip
akıntı olarak görmekteyiz. Burada sadece yüzeyde yapay zekâ ve makineler ile
yarı insan yarı makine ve insandan oluşan bir vizyoner veya postmodern bir
harmanlama yok. Bu harmanda sadece iyi makineler, kötü makineler ile iyi
insanlar ve kötü insanlar da yok. Basit bir film de değil beyaz perdedeki. Bir
türlü doğuvermeyen Hazreti İsa beklentisidir aslında filmin ana teması. Hep bir
kadın korunur. Çünkü o kadın Hazreti İsa’yı doğuracak Meryem’dir. Meryem’in
düşmanları ise makinelerdir. Yarı makine, yarı insan ve insanlar da Meryem’in
koruyuculuğuna soyunurlar. İnsan makineleri ve yapay zekâyı icat eder. Bunlar
insana karşı tehdit oluşturmaya başlar, hatta dünyayı ele geçirir. İnsan yarı-insan
yarı makine, yeniden bir gelecek kurmak için önce bir Meryem, sonra bu Meryem’e
bir İsa yaratır. Meryem kimi zaman Amerikalı, kimi zaman Meksikalıdır. Belki
filmleri izlersiniz. Onun için fazla ayrıntıya girmeyeceğim. Son birkaç cümle:
Kadına insanlık dışı şiddet ve cinayetlerin, kitlesel katliamların vb. altında
bile bu karmaşık-sapıkça düşünce yatıyor olabilir. Bu düşüncenin teması – niye
kadının artık bir kurtarıcı doğurmadığı; ya da – artık kadının doğurmayı
kesmesi, olarak ifade bulabilir. Bu yüzden en başa koyduğum hipotez cümlemi
tekrarlayarak, mevzuyu bitirmek istiyorum. Erkeği tehdit eden kadından daha çok
kadının rahmidir. Kadın artık ya kurtarıcı doğurmalı, ya da doğurmayı
kesmelidir. Bu yüzden kadın rahmi yaşamın devamlılığını sağladığı gibi ölümcül
bir yapıya da sahiptir. Bu bağlamda bir penisle vajinanın buluşması basite
indirgenebilecek bir olgu değildir. Ayrıca saptırılmış dinlerin neler
yaptıklarından çok yapabileceğine de dikkat etmek ve tedbir almak gerekir




