Sıradışılık bir hastalık mı, tedavi edilmeli mi?
Sıradışılık
ruhun varoluş kaynağıdır bazı insanlar için ve normal onların ölümüdür.
Nadide
bir sanat eseri gibi hayat yaşayan insanlar vardır; yaşadıkları hayatlar ve
mekânlar onlara eşlik eder…
Van
Gogh, Shakespeare, Bach,
Mozart, Edvard Munch, Utrillo, Modigliani, Fikret Mualla, Egon Schiele
gibi isimleri eğer psikiyatristler tedavi edebilselerdi bu insanları hiç
tanıyamazdık.
Sınırlı
aklın sınırsızlığına ulaşan insanlar. Kendilerine inandıracak insanları
bulurlarsa dokunulmaz olurlar eğer bulamazlarsa ruhsal bir bakış açısı olarak memento
mori varlıkları tedavi edilmesi gereken delilik vasat-vizyonuyla
değerlendirilirler.
William
Blake'le aynı duyarlılığa sahip olan ve yaşamının 22 yılını akıl hastanesinde
geçiren Adolf Wölfli…
Belki
de Halikarnas balıkçısının Gençlik Denizlerinde isimli kitabındaki öykülere de
şöyle bir akmak gerekir. Ya da Dokuzuncu Hariciye Koğuşunu yeniden okumak
gerekir.
Aslına
bakarsanız birçok insan böyle elimizden kayıp gidiyor olmalı; yoksa sanat,
edebiyat vb. alanlardaki kuraklığın ruhumuza dokunması olmazdı.
Belki
de bu yüzden bir çok sıkıntımızın sebebi.
Hatta
kendimizi bile keşfetme konusunda yetenek zafiyeti içinde olduğumuz
saklamamalıyız.
Ölümü
hatırda tutmak ve yaşama anlam katmak.
Memento
mori ölüm değil de aslında yaşamın kabuğundan soyulması değil mi? Bana göre
öyle. İnsanın kendiliğine doğru yolculuğu; insan olarak benim sürekli ölümü
hatırımda tutarken aslında yaşamı hak ettiği gibi yaşamam.
Sıradışı
olmayan insanların sıra dışı gibi davranma hevesleri de kendi gerçekleriyle
yüzleşmekten kaçınmak değil mi? Bir kakafoninin bize kazandırdığı şeyler de
vardır elbette, kendimizle o ahengi yakalamak gibi.
O halde bir memento mori insanı olabilir
miyiz? Yoksa bize hemen bipolar damgası mı vururlar. Ya da “deli” mi derler?
Bizi tedaviye kalkarak öldürmek yolunu mu seçerler.
Aslına
bakarsanız yaşam hepimiz için aynı akıyor; aynı nehirdeyiz ama bir kısmımız
suyun tersine yüzüyor ve bunu boğulmamak için yapmıyor, suyun bedenindeki
vuruşlarına anlam kazandırmak için gerçekleştiriyor. Bazılarımız başarıyor da
bunu. Yokuşa akan su gibi bazılarımız. İşte onlar memento mori insanlar:
sürekli ölümü düşünürken aslında sıra dışı yaşayan insanlar.
Ölüm
damasıyla doğmuş olmak, yada yaşamın ölüm damgası olması nedir ki? Hiç!
(imaj:au


.jpg)
.jpg)
.jpg)

