8 Kasım 2024 Cuma

SANAL MEYHANE YAPAY ZEKÂLI MEYHANECİ: BİR İHTİMAL DAHA VAR


“Rakı” dediğimde artık her şey anlaşılır olmuştu. Rakımı suyla mı susuz mu içeceğim, yanında hangi mezeleri aldığım, karşımda nasıl bir partner arzuladığım ve ne tür müzikler dinlediğim bir bir devreye girivermişti. Sahne bir anda Timur Selçuk’un şarap kokulu İspanyol Meyhanesi’ne dönüşmüştü: Bu sanal ortamda üstelik adamakıllı sarhoşuz, elleri ellerimde. Yapay zekâlı robot bir kadın, çığlık çığlığa şarkı söylüyor; belli yıkılmış yapay zekâlı robot bir kadın, hayli çirkin, hayli geçkin, ağlamaklı; zayıf, incecik elli, kalın dudaklı ve yapay zekâlı sesiyle bir tokat gibi patlıyor kulaklarımızda…

Görünen o ki yapay zekâ (YZ) ve yapay zekâlı robotlar eğlence hayatımızı da değiştirecek. Gündelik yaşamın stres atma durakları olarak da kabul edebileceğimiz kafeteryalar, meyhaneler, gazinolar, düğünler, nişanlar, kutsal gün ve geceler, milli ve dini bayramlar ve gece hayatımızın yapay zekâ ile nasıl bir evrim geçireceği konusunu henüz kestiremiyoruz.

Kumar çoktan beri artık sanal casinolarda oynanıyor. Seks işçiliği dijital seks işçiliğine dönüşmüş durumda. Sanal oyunlar gündelik bir dijital tutku halini aldı. Dijital evrim çağında teknolojinin gücünden etkilenmeyen sektör kalmadı. Yeni teknolojilere hızla adapte olabilen en önemli sektörlerden biri de boş zaman sektörü olarak da ifade edebileceğimiz eğlence sektörü. Yıllar var ki yapay zekâ eğlence sektörünü yapılandırıyor, düzenliyor, yepyeni bir hale yola koyuyor.

Çalınan boş zamanımızın yerine bize yepyeni içerikler sunuluyor. Boş zaman tüketim alışkanlıklarımız değişti ve değişiyor. Dünyada içerik üreticilerinden daha çok düşünüp çalışan ve hayata geçiren insanlar var mı bilemiyorum. Yeni iş modelleri ayrı bir başlık, artık kişiselleştirilmiş içerikler boş zamanlarımıza yepyeni anlamlar katıyor.

Gündelik hayatı bir dijital senaryo üzerinden yaşıyoruz. Yapay zekâ tarafından üretilen boş zaman araçları olarak görüntülere, müziklere kadar her şey yeni ve hatta artık kişiselleştirilmiş durumda.

İçeriğin kişiselleştirilmesi, en başa dönersek artık kendi meyhanem var... Takip ettiğiniz gibi Netflix ve Sportiff gibi kanallarda ve daha birçok alanda kullanıcı (tüketici) ya da benim tabirimle boş zaman zenginlerinin tercihlerini analiz etmek için yapay zekâ algoritmaları kullanıyorlar ve kişiselleştirilmiş öneriler siz dijital platforma girdiğiniz anda önünüze çıkıyor. Böylece dijital sistemler sadık boş zaman zenginlerini üretmek için yeni yollar keşfettirmeye çabalıyor. Gündelik hayatımın analizine göre beni dijital raylar üzerinde tutuyor. Benim için tahmin eden bir sistem beni tatmin ediyor. Derlenmiş içeriklerle beni içerik denizinde kaybolup gitmekten koruyor ya da beni kendisine mahkûm ediyor.

Kişiselliğimin dijital bir platform aracıyla kendi kendime sunulması güvenli mi? Bu kimin umurunda. İfşa da bir ifade biçimi artık günümüzde.

Yetir mi diyeceğiz?

“Yeter, yeter
Öleceksek ölelim
Haydi vur kendini şaraba, kedere ve aşka vur
Yeter, yeter
Öleceksek ölelim
Haydi vur kendini şaraba, kedere ve aşka vur

Daha içelim hey
Daha içelim hey hey…”

(imaj:anonim

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder