1 Temmuz 2024 Pazartesi

TRAVMA UMURSAMAZLIĞI


Anlamsız bir yaşamın en belirgin özelliğinden biri umursamazlık olsa gerek.

Bir travma eşiği.

Travmanın bilgeliğinden bahsederiz ama umursamazlık TRAVMANIN REHBERLİĞİNİ VE BİLGELİĞİNİ berhava edecek niteliktedir.

Umursamazlık,

kale almama,

ciddi görmeme,

dikkate almama,

saymama,

görmezden gelme,

göz ardı etme,

bilinçli olarak gözden kaçırma…

Toplumsal okumayı kozmik okumayla birleştirdiğimizde ortaya çıkan travma toplumu olgusu sanki travma umursamazlığı olarak kendisini gösteriyor.

Travma özneleştiğinde travmayı yaşayan kendisini iyilik halinde zannediyor.

TRAVMANIN ÖZNELEŞMESİ veya travmayla özdeşleşmek ne demek?

Savaşta bir asker sadece öldürmeye odaklanmıştır, ÖLECEĞİNİ AKLINA GETİRMEK İSTEMEZ.

Suya düşen biri boğulmamaya çalışır oysa bu düşüncesidir onu ölüme çeken.

Travmanın özneleşmesi biz travmayı değil de travmanın bizi yaşaması demek. Daha açıkçası, travmanın bizi kendi umursamazlığımızla ele geçirmesi ve bizi kendimize iyi hissettirmesidir. Psikolojik bir ölüm iyiliğidir travmanın özneleşmesi ve bu durum tam bir umursamazlık olarak kendisini gösteriyor olmalı.

Sadece her şeyi küçük, vasat, basit, hatta aşağılık görmek değil, kendi de üstün görmek umursamazlığım tanımı içinde yer alıyor.

Yapabiliyor olmak her şeyin yapılacağı anlamı taşımıyor.

Bir yapma biçimi olarak umursamazlığın ele geçirdiği ben hemen her şeye karşı üstten bir bakış, düşünce ve hissedişle mesafeliyimdir.

TRAJİK BİR İNSAN PORTRESİ ÇİZ DESENİZ umursamaz insanları çizerdim. Bir eylemsizlik olarak umursamazlık adeta ölü lekeleriyle kendisini gösteriyor: yani o anlamsızlığın ortaya çıkardığı soluksuzluk, cansızlık.

Umursamazlık TRAJİK İNSANIN RUH ÖLÜMÜNE TUTTUĞU BİLİNÇSİZ YASTIR.

Umursamazlık nihayetinde kişinin kendisidir, kişinin biçimi ve en dolayımsız çabası, çekmediği acıların küstah hırsız bekçisi!  

(foto: au

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder