30 Mart 2024 Cumartesi

KÖTÜNÜN İYİSİ OLARAK UNUTMAK: HATIRASIZLIK

                                                                     

Unutmak bir felaketin mi yoksa iyi olanın mı eşiği?

Unutmanın menfi ya da müspet olduğunu tam bilemiyoruz. 

Platon’dan Freud’a, Nietzsche’eye kadar tarih boyunca dünürler ve insanlar kafa yormuşlar “unatmak” üzerine.

Kimi düşünürlere göre unutmak hızla tedavi edilmesi gereken patolojik ir durum.

“Aktif unutma” olgusunu kullanan Nietzsche unutmayı olumlar. Hatta ona göre insanı mutluluğa götüren şeydir unutmak edimi. Nietzsche’ye göre anılar olmadan yaşamak, hatta asude bir yaşam sürebilmek gerekir ve bunun için de unutmak elzemdir. Hayvanlar hatırlamaz, onların anıları yoktur bu görüşe göre ve onlar olabildiğince mutludurlar

Freud ise hatırlamanın da unutmanın da değerli olduğunu söyler ve bu durum diyalektiktir yani birbirini yok ederek var kılar.

Günümüzde de unutmak hayatta kalma biçimi olduğu gibi tam tersi unutmamak da yaşama tutunmak olarak kendini var edebilmekte. Neyi unuttuğumuz veya neyi unutmak istediğimiz ile neyi unutmak istemediğimiz aslında belirleyici oluyor unutma konusunda.

Şu soru önemli: Hatırasız mı yaşayalım.

Balık hafızalı olmak günümüzde hayatta kalmanın yeni biçimi olabilir mi; yani bunca bilgi bombardımanı altındayken?

Ya da son yirmi yılı mı unutacağız veya 100 yıl öncesini mi?

Unutmak hayati öneme sahip kanımca; eğer neyin unutup neyi unutmayacağımızı bilebilirsek.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder