Kendi bilgeliğimizi oluşturabilir miyiz?
Bizi yarı yolda bırakmayacak fikirleri, düşünceleri, duyguları,
yapıcı eleştirileri, bize ışık olacak birilerini bulmak kolay değil. Özellikle
günümüzde, her şeyin maddiyata evrildiği, hemen her şeyin o vahşi kapitalizme
hizmet ettiği bir dönemde aşk, evlilik ve sosyal ilişkilerimize, iş
ilişkilerimize, hayatta ve iş yaşamında yükselme etkileşimlerine nasıl
inanacağız. Kendimize güvenmenin yetmediği bir çağda ötekinin duygu, düşünce ve
fikirlerine nasıl güveneceğiz?
Herhalde kendi bilgeliğimizi oluşturmak gerekiyor. Bu nasıl
mümkün olabilir? Kendimiz kendi yolumuzu nasıl bulabiliriz?
Sadece sezgileri mi işe koşmalıyım?
Duygularımla mı hareket etmeliyim?
Düşüncelerim mi devrede olmalı?
Basit mi yaşamalıyım?
Kalabalıktan uzakta, soyutlanmış, yalıtık bir hayat mı
sürmeliyim?
Her şeyim net bir amaca mı hizmet etmeli?
Faydacı ve hazcı mı düşünmeliyim?
Soruları artırmak mümkün… Peki, ama kendi yolumu nasıl
bulabilirim, kendi rehberliğimde?
“Ben”in bilgelik kavramı veya “kendiliğin bilgeliği”ne ulaşmak için
ulaşılmayacak yollar gösteriyorlar bize.
Oysa ne çoğu zaman ilk izlenim doğrudur, ne de benim için bir
aşkın bilgelik kavramı vardır. Bilgelik yoktur hatta.
Sezgilerimiz bizi hem yanlışlar, hem doğrular.
Basitlik en üst düzeyde gelişmişlik olabileceği gibi sakillik de
olabilir.
Her
ayrıntının yerini kazanması gerektiği gibi
gerekmediği durumlar da vardır.
Eğer bir şey net bir amaca hizmet etmiyorsa, o şey dışarıdaydır
ama tam tersi de doğrudur.
Hiçbir karmaşa yok, odaklanma ve netlik ön planda olabileceği
gibi çoğu zaman hayatımıza karmaşa hakimdir, odaklanma sorunu yaşayabiliriz ve
netlik ön planda olmayabilir, aklımızla olabileceği gibi duygularımızla da
hareket edebiliriz.
Sonsuz seçenekler isteriz bu yanlıştır ama motive edicidir.
Doğru seçenekler isteriz ama her zaman her seçenek doğru
olmayacağı gibi doğru olduğunu düşündüğümüz seçenekler de uzun yollar olabilir.
Görünmek değil amaca hizmet etmek gibi bir hikayemiz var olabileceği
gibi bir amaca hizmet etmeden görünmek de isteyebiliriz.
İlla parlak zekâlı ve küçük bir ekiple çalışmak ve onlara güvenmek
yetmeyebiliyor. Son derece kalabalık bir ekiple de başarabiliriz veya kendi
başımıza da şampiyon olabiliriz. Olimpiyatları düşünün tek başına zaferleri,
takım zaferlerini…
Aracı olmaması iyi olabilir ama bir aracının olması da fayda
zincirinde güçlü bir halka olabilir. Sonsuz onay zinciri olumsuz gibi
görünebilir ama neden bu durumun konsantrasyonumuz açısından iyi geleceğini
düşünmeyelim ki?
Etki eklenenlerden değil, çıkarılanlardan kaynaklanır ama
çıkarılanlar da etkiyi anlamlı hale getirir (madencilerin de çıkardıkları
şeyler kadar değerlidir ve hatta belki onlardan daha da değerlidir).
Bazı yaklaşımlar bizi yarı yolda bırakmış olabilir ama yarı yol hemen
her zaman bir milattır.
Yaşam herkes için aynıdır ama hepimiz başka hayatlar yaşıyor,
farklı düşünüyor ve farklı duyumsuyoruz. Hasta değiliz, onun için A’ya iyi
gelen ilaç beni iyileştirmeyebileceği gibi bana zarar da verebilir.
Kısaca: Birey olarak sürekli deneyimliyor olmam benim hem
hastalık halim hem de sağalma durumumdur.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder