22 Mart 2020 Pazar

ZAYIF LİDERLERİN AKILSIZ HALKLARI


AKILLA BARIŞMA PRATİĞİ


Bildiğiniz şeyleri yazmak istemiyorum. 16. yüzyılın ikinci yarısından sonra akıl neredeyse tamamen, kendinden menkul bir araç haline getirilen dinin içine kapatılmıştı, imparatorluğun parçalanıp, dağılmaması için; o kötü son kaçınılmazdı bu durumda. İşte cumhuriyetin kuruluşu, yeniden akılla barışma teori ve pratiğidir aynı zamanda.

BİR CUMHURİYET BİLİNCİ OLARAK HIFZISIHHA

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün en yakınındaki, ismini çok iyi bildiğiniz bir isimden bahsedeceğim, bu başlık altında: 1928 yılında Hıfzısıhha Enstitüsü ve Mektebi’ni, İstanbul ve Ankara'da veremle savaş dispanserlerini kurdu kendisi. Çok şey yaptı ama en önemlileri bunlardı. Adı Refik Saydam, bildiniz değil mi? Bu aralar Hıfzısıhha Enstitüsü’nün ismini hiç duydunuz mu? Duymazsınız. Duyamazsınız. Etkin değil çünkü. Yıllar içinde daha da etkisiz hale getirildi. Bugün unutuldu. Oysa bugünler için kurulmuştu.

BİLİME KATKISI DÜŞÜK ÜNİVERSİTELER
Refik Saydam Hıfzısıhha Enstitüsü artık neredeyse yok. Onun yerine bilime katkısı son derece zayıf üniversiteler var. O üniversiteler, Üniversite sınavı biter bitmez milyonlarca lirayı reklamlara, öğrencileri kendilerine çekmek için harcıyorlar; bir tanesinin doğru dürüst laboratuarı yok ama iddialı sloganları var, daha önce de yazmıştım. Niye? Çünkü zayıf liderlerin akılsız halkları, çocuklarını buralarda okutmak için daha çok paraya ihtiyaç duymalı. Para kazanıp çocuklarını o üniversitelerde okutmak için her şeyi unutmalı. Her şey.
Askeri gönderirken gururlu ve sevinçli, şehit cenazelerinde ise gururlu ama son derece üzgün anne babalarımızın bilimde gurur duyacağımız çocukları nerede? O kadar üniversite var hangi üniversite rektörünü duydunuz, koruma tedbirleri aldıklarını dışında aşı geliştirmeye çalıştıklarını? Üniversite yurtları bile virüsün etkilediği insanlarla işgal edilip, ellerinden alındı. EVDEKALDÜŞÜNLÜTFEN!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder