Yaşam bir cemaatler
bütünüdür. Bizde birer cemaat üyesiyizdir. Özellikle modern dünya bunun
korkunç, korkunç olduğu kadar da acımasız ve bir o kadar korkutucu örnekleriyle
doludur. İnsanlar birbirine kalpsiz bir iki yüzlükler dayatır. Böylece
kendimizi ötekileştiririz. Aslında bize göre başkasıdır ötekileşen, güya biz
hiç öteki değilizdir öteki karşısında. Ancak esas olan bizim kendi içinde
yaşadığımız cemaata karşı bilinçsiz sadakatimiz, bizi başkalarına ve başka
cemaatlara karşı ötekileştirir. Zihinsel
cehalet, içinde bulunduğumuz ve sadakatimizle her daim sınandığımız cemaat
içinde demlenirken, aç bir hayvan vahşetini de içimizde biriktiririz. Bu yüzden
başkasıdır hep günah keçisi. Müphem “O”, suçludur; yanlış yapmaktadır, yanlış yolda
yürümektedir, doğrultulması, doğru yöne yönlendirilmesi gerekir. Bunun için de
yasa en son başvurulan yöntemdir… Ötekini, ötekilikten kurtarıp kendi
ötekiliğimize çekmek, cemaatimize almak için en muhteşem yol Din’in
kullanılmasıdır. Allah ile Din arasına kendisini konumlandıran insan, yine de
ve elbette günah keçisi olamaz. Elbette başkaları ve elbette ötekiler,
cemaatimize karşı hayat kastıyla, korkunç bir komplo içindedir. Böylece Müphem
“O” somutlaşır. Zira soyut bir şeyle mücadele cemaat bilincine de aykırıdır. Bu
yüzden günah keçisi bir ortaçağ buluşu olsa da aslında insanlığın binlerce yıl
önce bulduğu bir gerçektir. Bu gerçekle mücadele, yani günah keçisine karşı
yapılacak her saldırı cemaat içindeki bireylerin hep kendisine, hem cemaat
içindeki konumlarına saygıyı da artıracaktır. Üstelik, somut bir “günah keçisi”
varlığı ve onunla mücadele güya kötü karşısında iyinin de değerini
artıracaktır. Kötülüğün kovulmasıyla cemaat rahat bir nefes alacaktır ama
cemaatin varlık sebebi aslında kötülüktür, bunu bilmeyiz veya bilmek istemeyiz.
“İç düşman” dediğimiz de aslında bizizdir; bizi bize yabancılaştırarak,
kendimizi nasıl ortadan kaldırabiliriz? Hepimiz Jerzy Kosinski’nin birer BOYALI
KUŞUyuz… Feda edilen “öteki” aslında o cemaat içindeki biziz... (Beni anlama klavuzu'ndan)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder