21 Ekim 2024 Pazartesi


İSTİSMAR

İstismar insanları saflığından ve samimiyetinden vurmaktır. Dünya Sağlık Örgütü tarafından tanımlanan dört istismar türü var: Fiziksel istismar, cinsel istismar, duygusal istismar ve ihmal.

Fiziksel istismar; yaşamımıza, sağlığımıza, sosyal gelişimimize veya onurumuza zarar veren ya da zarar verebilme olasılığı yüksek, kasıtlı fiziksel güç kullanılmasıdır.

Cinsel istismar: Onay vermediğimiz, onay vermemizin mümkün olamayacağı, hazır olmadığımız ya da toplumsal yasalar, sosyal normlara aykırı olacak şekilde bir cinsel etkinliğe dâhil edilmemizdir.

En yakın ve en uzak çevresel, iş veya değil (sosyal) ilişkilerimizde sözleriyle ruh sağlığımızı bozacak etkide bulunmak ve bu nedenle kaygı verip, korku salıp ruh sağlığımız açısından olağan kapasitemizin kullanımının engellenmesidir. Bu durum bir süreç içinde, pek çok defalar tekrarlanabileceği gibi, tek bir seferde de gerçekleşebilmektedir.

Kendimize bakmakla yükümlüyüz ama bu da siyasi ve ekonomik, iktidarlarca engellenebilmektedir. Beslenme, giyinme, barınma, eğitim, sağlık ve sevgi (boşanma, aile içi şiddet vb.) gibi temel gereksinimlerimizi karşılamada yetersizlikler ortaya çıkabilmektedir. Bu da beden ve ruh sağlığımızın veya bedensel, duygusal, sosyal ya da ahlaki ve inançsal gelişimizde (şiddet eğilimleri, intiharlar vb.) sapmalara neden olabilmektedir.

Görüleceği üzere istismar, insanın kendisiyle başlıyor, çocuklara ve yaşlılara, hatta ölülere kadar uzanabiliyor.

Bir eylem olarak istismar, istismarın niteliğini de belirliyor. İstismara açığız. İnsan (hayvanlar da) her şeyle istismar edebiliyor ve edilebiliyor. İstismarın coğrafyası son derece geniş ve bu genişlik içinde son derece farklı çeşitlilikleri de barındırıyor. Bu genişlik ve farklılıklar istismara uğradığımızın farkına varmamızı engelliyor.

İstismar hemen fark edilebilen bir negatif eylem biçimi de değil. Bir ebeveyn ölünceye kadar çocuğunu istismar edebiliyor, ya da bir insan mezardan çıkardığı kadınlara tecavüz edebiliyor. Ancak istismar bu kadarla sınırlı değil. Eline güç geçirenin istismarından elinde hiçbir gücü olmayanın, kendine acındırarak istismar ettiği (dilencilik) de karakol kayıtlarında mevcut.

Tam olarak anlayamadığımız, bu yüzden onay verilip verilmemesi konusunda bir karımızın olmadığı, hazır olmadığımız ya da kendimizi hazır hissetmediğimiz, içinde bulunduğumuz ekonomik, bireysel, fiziksel, psikolojik ve sosyal konum (farklılıklar) ve maddi ya da ruhsal veyahut da sosyal durumumuzun hazır olmadığı, bize karşı yapılanda yapanın kâr hesabını gütmediğini düşündüğümüz iyi niyeti istismara açık kapıdır.

İstismar geleceği şöyle üretiyor: İstenmeyen çocuklar ya da istenmeyen cinsiyette çocuklar. Doğum anomaliler. Mizaç vb. nedenlerle ailenin beklentilerini karşılayamayan çocuklar. Zihinsel gerilik. Erken doğum. Kronik hastalık gibi nedenlerle sürekli bakım gerektiren çocuklar. Engelli çocuklar. Hiperaktivitesi, tehlikeli davranış sorunları olan çocuklar. Üvey çocuklar. Sık ve uzun süre ağlayan çocuklar.

Çocuklar bu şekilde olunca riskler de şöyle ortaya çıkıyor: Anne-baba ya da bakım veren kişi ile ilişkili şiddet vb. sorunlar. Genç ebeveyn, yalnız yaşayan ebeveynler. Eğitim eksikliği (Çocuk gelişimi hakkında bilgisizlik, bilinçsizlik). Alkol ve/veya uyuşturucu kullanıyor olmak. Çocukken istismara uğramış olmak. Fiziksel veya psikiyatrik bir hastalıkların varlığı. Dürtü ve öfke kontrolünün yetersizliği. Toplumsal iletişim becerilerinin yetersizliği.

Ebeveyn ve çocuk bağının kopması, bağın kurulamaması. Çok çocuklu, katı disiplin uygulayan aileler (aile içi şiddet). Ekonomik sıkıntı, işsizlik. Sosyal destek sistemlerinin yetersizliği. Evlilikteki veya yakın ilişkilerdeki sorunlar nedeniyle aile yapısının bozulması. Bunun sonucunda çocukta veya erişkinde duygusal ve zihinsel sorunların ortaya çıkması. Aile bireyleri arasındaki bağın zayıf olması, sözel ve psikolojik çatışmaların sık yaşanması.

Uygun beslenme, barınma ve bakım olanaklarının yetersizliği. İşsizlik oranlarının yüksek, geçim sıkıntısının yaygın olması. Uyuşturucu ticaretinin varlığı. İstismara uğrayanların savunuculuğunu yapacak kurum ve yapıların yetersizliği; rehabilitasyonsuzluk. Hukuksuzluk, hiçbir denetimin olmaması veya yetersizlik.

İnsanları koruyan yasaların yetersizliği. İnsana verilen değerin düşük olması. Cinsel ayrımcılık ve toplumsal eşitsizlik. Şiddetin kabul edilir olması, hatta hoş görüyle karşılanması. Organize şiddetin varlığı (savaş, terör, yüksek suç oranları). Pedofili. Kontrolsüz internet. Kültürel normların ve kodların iğdiş edilmesi.

İstismar bizi iyi niyetimizden yakaladığı için cezasız kalan tek üstü örtülü suçtur.

Peki hepimiz bir istismarın kurbanları mıyız?

imaj:au

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder