30 Ekim 2024 Çarşamba

DUBAİ ÇİKOLATASI YİYEN HAİN MİDİR YOKSA HARAM MI YEMİŞ OLUR


Herhangi bir şeyi satmak sadece birinden para alıp karşılığında bir şey vermek değildir asıl bir kültür aktarımıdır ve benliğimizi hedef alır.

Bir jileti nasıl satabilirsin:

“En iyi jilet budur... Dünyanın bütün meşhurları bununla tıraş oluyor... İngiltere Kralı, Rahmetli Başkan Kenedi, Taçsız Kral Pele, Bekenbauer, Kaleci Mayer, Nadya Komonaçi, Brijit Bardot, Fenerbahçeli Cemil... Hepsi şöhretlerini bu bıçağa borçludurlar... (Neşeli Günler filmi)

Bir kalemi nasıl satabilirsin:

“Her şeyi satabilir misin? Şu basit kalemi sat bana!”

“Önce yemeğimi yesem bugün hiçbir şey yemedin çünkü.”

“Brad, nasıl yapıldığını göster, sat bu kalemi bana; izleyelim!” (Kalemi Brad’a uzatır.)

“Kalemi satmamı mı istiyorsun?”

“İşte benim oğlum!”

“Bu kalem.”

“Her şeyi satabilir.”

“Bana bir iyilik yapsana oradaki peçeteye adını yaz.”

“Kalemim yok.”

“Kesinlikle! Arz, talep dostum.”

“Demek istediğimiz anladınız mı?” (Para Avcısı filmi)

Pazarlama sürüden çalmaktır. Sürüden çaldığınız her kişi için kazancınız ikiye katlanır ve yeni bir sürü/kendi sürünüzü oluşturursunuz.

Büyük markaların serencamı böyledir. Hemen hepsi satma ve satın almanın altın vuruşunu yapmışlardır ve kendi cemaatlerini oluşturmuşlardır.

Büyük markaların hikâyeleri ihtiyaç üzerine değil ihtiyaç oluşturma üzerine kuruludur.

Dubai çikolatası gibi bir çikolataya ihtiyacımız var mıydı?

Peki, her aldığımız Dubai çikolatasının Filistin’e bir mermi olduğu bize söylense ne yapardık?

Starbucks ile Dubai çikolatası arasındaki fark ne, ya da bir fark var mı?

Ya da Ukrayna’ya satılan İHA ve SİHA’lar Starbucks’tan daha mı masum?

Ürünlerin “kapitalizm”, “emperyalizm”, “ihanet” içerdiğini kim neye göre belirliyor?

Pazarlama teknikleri ve ihtiyaç üretmek pratiklerinin bize gösterdiği şey oluşturulan tüketim sürüsü ile diğer sürüler veya diğer sürüleri yönetenler arasındaki etkileşimler belirliyor. Aslında satılan özellikle de uluslararası alanda tüketilen büyük marka ürünlerin politik bir yanı var. Ancak bütün bu ürünlerin hikâyeleri ve bizde ifade ettikleri de birbiri içine girmiş durumda. Çünkü uluslararası markalar iktidarlara ortak oluyorlar, iyi geçindiğiniz sürece çok fazla zarar görmüyorlar ama hesaplar tersine döndüğünde ortaklık güçlü lehine bozulabiliyor.

Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları önemlidir!

O yüzden günümüzde bir şeyi yerken içenken helal haramlığı bir yana bizi hain yapıp yapmadığı artık daha önemli; ya da iktidar sahipleri böyle örgütlenmemizi istiyorlar, çünkü işlerine siyaseten öyle geliyor olabilir.    

 

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder