“Jumanji’yi
seviyordum”…
Saat
öğleye doğru 11’e geliyordu. Asistanı önce telefon etmiş, geleceğini teyit
etmişti. Ancak o sabah telefonu cevap vermedi. O da kalkıp doğrudan evine
gitti. Kapıyı açıp içeriye girdiğinde o korkunç manzarayla karşılaştı.
Günaydın
Ölüm!
Yıllar
önce dünyanın yaşayan en komik adamı seçilen, gelmiş geçmiş en yetenekli yüz
aktör arasında 63. sırada olan Robin Williams, gülümseyen yüzüyle bedeni
arasındaki bağı, boğazına geçirdiği kemeriyle asmıştı. Yıllarca belki her gün
pantolonunu tutması için dokunduğu, köprülerinden geçirip beline sıktığı
kemeriyle hayatla ölüm arasına kesin bir set çekeceğini belki kendisi bile
bilmiyordu. “İntihar etmeseydi 3 yıl içinde ölecekti” diyordu doktoru, Williams’ın
ardından.
Yüzünü
güldüren bütün sebepler bitmiş miydi yoksa yakalandığı Alzaimer hastalığı
yüzünden yavaş yavaş geriye, çocukluğunun çaresizliğine doğru sürüklenişi mi,
alkol mü yoksa neydi onu bu korkunç sona iten, elbette kimse bilmeyecekti. Robin
Williams artık yok.
Yıllar
önce belki ilk gençlik yıllarımda izlediğim Mork Mindy dizisi, 12 Eylül
yasaklısı listesine giren “Ölü Ozanlar Derneği” ardından “Günaydın Wietnam”, “Aşkın
Gücü”, “Can Dostum”, “Balıkçı Kral”… filmleri ve diğer filmleriyle daha çok
tanımıştım gülümseyen, duygu ve akıl dolu bu adamı.
Williams’in,
Robot Adam (Bicentennial Man) filmi ise diğer bütün filmlerinde bana göre
apayrı, hayata düşülen bir dip nottur. Aşk, merhamet, vicdan gibi hislerin teknolojiyle
ötelendiği çağımıza karşı bir canlı kalkındı robot Andrew. Çünkü insanların
arasına yaşarken robot değil de insan olduğunu anlıyordu ve bunu anlamı için
aşık olması gerekiyordu…
Aynı
şekilde Günaydın Wietnam filminde de bir asker insan olduğunu hatırlıyordu
Robin Williams’ın yayınlarıyla. Savaşmak, öldürmek için robotlaşmış bir subay
bir gün karargâhtaki radyoda yayın yapan Robin Williams’a geliyor ve şöyle bir
şeyler diyordu: “Bütün kalbimle komik olduğuma inanıyorum.”
Kuşkusuz
hayat böyleydi yani robotu insan yapacak kadar güçlü, öldürmeye kurulmuş
robotlar gibi olan insanlar yaşama susuzdu. Ancak ilginçtir ve katilleri
besleyen sistem her yerde aynıydı ve ipler onların elindeydi. Robin Williams
öldükten sonra, bugün dünyanın en kanlı teröristleri olarak haber bültenlerinde
izlediğimiz IŞİD üyeleri arasından bulunan 19 yaşındaki Abdullah adlı bir genç,
“Robin Williams öldü mü? Çok garip. Onun filmlerini izleyerek büyüdüm” yazmıştı
Twitter hesabından. İngiliz bir IŞİD’li ise ona cevaben “Çok yazık, Jumanji’yi seviyordum.
Hatta filmini kaydetmiştim” karşılığın verdi. IŞİD’ci Abdullah “Güzel film. Çocukken
severdim. Jumanjihadi. Epey akılda kalıcı” diye yazdı. Twitter kullanıcılarının
Abdullah’a filmlerle ilgili soru yöneltmesi, şaşkınlıklarını dile getirmeleri
üzerine IŞİD üyesi “Şimdi insanlar beni, cihat hakkında verdiğim bilgiler için
değil de sevdiğim filmler için takip etmesinden endişe ediyorum. Son üç saattir
sorular soruyorsunuz, gerçekten hem IŞİD’i ve cihadı desteklemek hem de film
izlemenin imkânsız olduğunu mu düşünüyorsunuz?” diye soracaktı.
Ancak
Robin Williasm’a taziye mesajı yazan IŞİD üyelerine tepki gecikmeyecekti. IŞİD
destekçileri twitter kullanıcısı, oyuncunun cihat hakkındaki konuşmasını
paylaşarak “Robin Williams’ı övenlere sesleniyorum, inancınızı gözden
geçirmeniz gerekiyor” ifadelerine yer verdi. Bir başka kullanıcı ise Robin
Williams’ın intihar ettiği videoyu paylaşan üyeye destek vererek “O intihar
etti, yaşamını sürdürmek için kadın kılığına girdi ve dinimizi lekeledi. Allah
onu Cehennemde cezalandırsın” diye yazacaktı.
Her
robot insana dönüşebilirdi ve bu filmlerde olmazdı aslında ama insanların
filmlere, filmlerin insanlara sızdığı kadar kolay olmuyordu bazı şeyler.
Öldükten
sonra yakılan ve külleri gülümsemesiyle birlikte suya verilen daha doğrusu yazılan
gülen adam Robin Williams, katılaşmış yüreklerin su içtiği insanlara, yüreklere
ne zaman ulaşırdı ki…
Jumanji’yi
sevmekle başlamalı belki de ya da sadece sevmekle başlamalı insan yeniden bir
sapaktan dönerken… Robot insanlar arasında insana dönüşürken, insanların
arasındaki insanın robota dönüşmesi nasıl bir paradoks?viralimaj:aliulurasba

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder