Göz
görmez gönül katlanır…
Bizim
atasözü ve deyimlerimizin paradoks içirmesi toplumsallığımızın ve toplumsal
sağlığımıza dair verinin başka bir veçhesidir.
KAMUSAL
BİR İŞLETME OLARAK GENELEV
Konya’da
Refah Partisi 90 (1989) öncesi Büyükşehir ve üç merkez ilçe belediyesini kazanmadan
önce Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hali Ürün’ün seçim vaatleri arasında,
Mevlana Türbesi’nin yanından dolmuşlarının kalktığı Konya’daki genelevinin
kapatılması da vardı.
Seçimler
bittikten ve Refah Parti’si Konya’da zaferini ilan ettikten sonra ilk pratik
siyasi uygulama kadın ve erkekler için ayrı toplu taşıma araçları olmuştu. Bu
ayrı bir konu; konumuz bu paragraf için Konya Genelevi. Uzun bir süre genelev
açık kaldı. Dolmuşlar Mevlana türbesinin oradan insanları hayat kadını adı
verilen seks oyuncaklarıyla tatmine ulaşacaklarını düşündükleri yeri götürdü.
Zaten genelev kamusal bir alandı, kapısında her zaman bir bekçi bulunur, kimlik
kontrolü yapardı. Uzun bir zaman sonra genelev Konya’nın mekân belleğindeki
yerini artık YOK OLMUŞ BİR HAZ MEKÂNI olarak aldı. Oradaki ekonomik çark ise bütün
kente yayıldı; MERDİVEN ALTI BİR SEKS ORGANİZASYONU başladı.
Büyük
bir kent olarak KONYA’DA İNSANLAR MERDİVEN ALTI GÜNAH İŞLEMEYE ALIŞKINDIR,
zorunlu olarak! Neden bunu söylüyorum?
ATEŞLİ
BİRAHANE
90’lı
yıllara kadar Konya Fuarı’nın Alaaddin yönünden girişinde iki tane pub vardı; yani
birahane. Bu birahaneler de Refahlı belediyeler döneminde bir süre işlevini
kaybetmedi. Konya’da Fuar Gazinosu başta olmak üzere birçok içkili mekânda bulunuyordu.
Ancak ilginç bir durum daha vardı bu kentte. Nişantaşı Mahallesi’nde bulunan,
şimdiki Hacıveyiszade Camii’nin neredeyse tam karşısındaki yüksek katlı binanın
altında Azel adlı bir birahane vardı. 80’li
yıllardan önce açılmıştı. Ben bu pubın en az on kere yakılmıştı. Pub sahibi
yakıldıkça birahanesini açtı, inatlaşma uzun süre devam etti, kimse geri adım
atmadı…
Konya’da
genelev kapatıldı ve haz binası yıkıldı. Yeni nesil yerini bile bilmez.
Aynı
şekilde Konya’da içkili mekânların bir
bölümü kayıplara karıştı.
Peki,
bu insanlar nereye gitti. Yani bu hizmeti verenler ve alanlar?
Aslında
hiçbir yere gitmedi. Hepsi Konya’da. Burada mekanın nasıl üretildiğine tekrar şahitlik
edeceğiz. Yani siz bir şeyi kapattığınızı, yıktığını, ortadan kaldırdığınızı
düşünüyor olabilirsiniz. Yani sizin gözünüzden ıraktadır, tamam. Durum nasıl
biliyor musunuz? Şöyle:
Günah
mekânları şehrin çeperlerine taşındı. Randevu evleri, meyhaneler, meşhur Konya’nın
Meram’daki oturak alemleri, hatta kumar. Sanayi gibi, veya yakın köylerin
civarlarında tırnak içinde günah mekânları işlevini sürdürüyor.
MUHAFAZAKÂR
İKTİDAR ELİYLE ÜRETİLEN YENİ GÜNAH MEKÂNLARI
Burada
ilginç olan durum ne mi? Burada ilginç olan durumun kendisi değil, SİYASETİN
ASLINDA BİR ŞEYİ YOK SAYARAK VAR ETTİĞİ gerçeğidir. En muhafazakâr iktidarlarda
bile GÖZARDINDA BİR YAŞAM VAR ve bu görülmeyince sanki hiçbir şey yokmuş, durum
hallolmuş gibi düşünülüyor.
Elbette
eskiden DEVLETİN PEZEVEKNKLİK YAPTIĞI” iddiası doğru değildi, devlet
genelevlerinde toplum sağlığını koruyucu bir hizmet veriyordu; aynı şekilde,
bire üretirken de DEVLET ALKOLİZMİ TEŞVİK ETMİYORDU, bu bir ekonomi ve maliye
pratiğiydi. Elbette bunlar tartışılabilir şeyler. Burada şu bir gerçek ki EN
AZINDAN TÜRKİYE’DEKİ MUHAFAZAKÂR İDDİASINDA OLAN İKTİDARLAR İR ŞEYİ YOK
ETTİKLERİNİ DÜŞÜNEREK DAHA VAR VE KALICI BİÇİME DÖNÜŞTÜRÜYORLAR. Bu da bir
siyaset biçimi olabilir.
İstanbul
Karaköy’deki Genelev devlet eliyle üretilmişti ve devlet eliyle yıkıldı; ne oldu?
Bugün
artık hemen hiçbir ilde genelevi bulunmuyor. Olmasına da gerek kalmadı zaten.
Çünkü mekân olarak genelevler iktidar eliyle toplumsallaştırıldı; artık beden
ile mekânın örtüştüğü yerler yok, ya da en azından gördüğümüz kadarıyla yok.
Ancak günlük kiralık evlerden, mobil hizmet veren minibüslere, otomobillere,
hatta yataklı trenlere kadar birçok Foucalt’cu heterotopya bu işlevi görüyor.
İfade etiğim gibi iktidarlarca bu istenmiş de olabilir, çünkü böylesi bir
yapının farklı ekonomik getirileri de olabilir.
Bir
şeyi yok ettiğimizde sadece yok ettiğimiz düşüncesidir var olan, hiçbir şeyin
yok olduğu yoktur, sadece nicelik ve nitelik değiştirmektedir; kendisini
yineleyerek farklı bir güzergâhta kendi yolunu açmaktadır.
Mekân
ile bedenin yani insan ilişkisi son derece girifttir ve sürekli birbirini
üretmektedirler, kimseye, hiçbir baskıya ve derince boyun eğmeden, sakin bir
güç olarak.
Bu
ne anlama geliyor, onu da düşünmek gerek.
(imaj:
aliulurasba

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder