“Baharda çiçekleri erken açmaya zorlayabiliyorsam, seni de zorlarım.”
Bu
söz o kadar çarpıcı ve ürpertici gelmişti ki bana, etkisinden uzun süre
kurtulamamıştım. Hâlâ daha etkisini kaybetmiş değildir.
Bu
cümle bir repliktir.
Dogville
filminin bir sahnesindeki repliktir. Belki filmi izlemişsinizdir…
Bir
istismar filmi ama nasıl bir istismar…
HER
ÇAĞIN BİR ORTA ÇAĞI VARDIR diye düşünürüm.
Bu
karanlık zamanlarda insanlar nasıl yaşar? Ya da yaşamı bu karanlık zamanlarda
nasıl kurarız? Karanlığa alışan gözlerimizin bize sunduğu yaşamla mı, yoksa o
mağaradan dışarıya çıkma hevesiyle mi, ya da çıkmak için gösterdiğimiz çabayla
mı?
Şu filmdeki gibi kasten bir yanlışlığı
üretiyoruz ve ürettiğimiz bu yanlışa herkesi katıyoruz.
Küçücük
iktidar alanlarımızda öylesine büyük, öylesine korkunç, öylesine acınası ve bir
o kadar da kendinden emin, özgüveni yüksek, korkunçluklar üretiyoruz ki, akıl
alır gibi değil. Daha dehşet verici olanı ise bunların yaşamda olağan
olduğuna kendimizi inandırmış olmamız.
İstismarın
en son geldiği nokta şu insanı hayattan koparmak oluyor.
Her
yer bizimmiş,
Her
şeyi yapabilirmişiz gibiyiz.
İstismar
bir umursamamayla başlıyor, bencillikle devam ediyor, kıskançlıkla kendi
alanını genişletiyor…
Hemen
hepimiz birbirimizi zorluyoruz: olmadığımız kişi olmaya; olduğumuz kişiyi
beğenmemeye; şöyle veya böyle olmaya; şu şekilde veya bu şekilde davranmaya…
Birileri
sürekli başarısız olduğumuz söyleyip duruyor.
Birileri
kurtarıcı olduğunu söyleyip duruyor.
Birileri
başarının kendi köylerinden geçtiğini söyleyip duruyor.
FASILASIZ
BİR “ŞÖYLE YAPARSAN BAŞARILI OLURSUN" istismarı var, peşinen başarısız ilan
edilen insanlar üzerinde.
Bir
zamanlar sokaklarda banka kartı dağıtılıyordu…
Her
köşe başında ölümcül bir istismar: İNSANLAR YÖN LEVLAHARI GİBİ OLMUŞLAR ve
mutlak iyiliğin, mutlak zenginliğin, mutlak başarının, mutlak kendini
bulabilmenin yolunun kendi rehberliklerinde olduklarını inatla söylüyorlar.
İnsanlar
insanları zorluyor ve tıpkı bu yazının ilk cümlesindeki gibi düşüncedeler:
Ölümüne istismar!

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder