6 Mayıs 2024 Pazartesi

İŞTE O SİHİRLİ CÜMLE

                         

ÜRÜN SEN OLDUĞUN İÇİN yaşamı bir savaşa, duyguları metaya kısaca her şeyi bir nesnel olana dönüştürmeye meyilli piyasa seni kendine ikna eder.

Ürün olanın depresif bir yanı vardır;

Beklentileri yönlendirilmek ister;

Nevrozları bir ihtiyaçtan değil kendine yabancılığındandır.

Hislerimize yabancılığımız bizi kendimiz olmak isterken kendimize yabancılaştırır; duygusal körlük mutlak ihtiyaç doğurur; el yordamıyla ulaştıkları onu en başta kendinden uzaklaştırır, kendinden uzaklaşmış olmaya ikna eder.

ŞEYTANCA BELKİ EVET AMA GEÇEK: İnsanı ürün yapan bir sistemin içinde yaşamıyor muyuz?

Bizi, kapitalizm, tüketim toplumu olmamız, küreselleşme, neo-ekonomik politikalar veya postmodernist yaklaşımlar ürün yapmadı. Sonradan ürün olmadık. Televizyonun popüler dizilerinden birisi olan MAD MEN’İN KAHRAMANI DON DRAPER, başarılı bir reklamcı olarak ürün ve firma aidiyetini şöyle ifade eder: “Ürün sensin. Hisleri olan sen. İşte satacak olan şey budur”. Alacak olan da “hisleri olan sen”dir.

Var olduğumuzu ispatlama eğilimimiz bizi bütün tuzakların avı yapıyor.

Var olmak, en temelde almak-vermek üzerine kuruludur.

Var olma eğilimimiz üzerinden geliştirdiğimiz almak-vermek bizi işlevsel bir ürün haline getiriyor. Yanımızda olanlar, yanımızda olduğunu söyleyenler, bizimle savaştığını veya bize komutanlık yapmak istediğini, rehber olacaklarını ifade edenler, bize yol gösterdiğini düşünenler, bize hayatı kolaylaştırdığını, hedefleri bizim için ulaşılabilir yaptığını, kısaca bizi biz yaptığını söyleyenler, mütevazı görünümlü en muhteşem alış-veriş merkezlerinin ve cilveli kasiyerlerin sahipleridir.

SENİN İÇİN KOPRİSLİ ZORUNLULUKLAR İCAT ETTİK, bunları yaparsan piyasada bir oyuncu olabilirsin!

Beni bana pazarlamak, işte sihirli cümle...

Bütün satıcılar neden GÜLÜMSEYEN AKTÖRDÜRLER hiç düşündün mü?

Kendimiz olmaya çalışmak günümüzde artık SADECE KABARIK BİR FATURA’dır.

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder