24 Kasım 2016 Perşembe

KÖKSÜZ BİR SERA BİTKİSİ GİBİ DAVRANMA

Denize düştüğünüzde yılana sarılmayın, başınızı sudan çıkardığınızda yılanın ilk sokacağı siz olursunuz; - bu ülkede yaşanmaz artık gitmek lâzım diyerek gidiş için hazırlıklar yapmayın. Gitmeyin, yılana sarılmayın, savaşın. Size karşı olanlar bütün ahlak kurallarını yerle bir ederek bu savaşta sizi sadece arkanızdan değil en ummadığınız yerden vurmaya çalışabilir, hatta vurabilir. Acıyı hissedin, sabırlı olun. 
Düştünüz mü, kalkın. Kaleminizi mi kırıyorlar elinize bir cam parçası geçirin duvarlara kazıyın içinizdekileri. Kitaplarını cezaevlerinin duvarlarına yazan insanlar çok oldu bu ülkede. Bu ülkede bundan daha korkunç günler yaşandı. Vazgeçmeyin. Vazgeçenlerin, gidenlerin, yılana sarılanların yüzünden oldu bu olanların büyük çoğunluğu. Her insana ulaşılabilir. Hayal edin, fantaziler kurgulayın, yaratıcı olun, zekâyla, kültürle, yetenekle ve üretkenlikle ilerleyin, korkmayın. Popülistlere, faydacılara, iz bırakılmayacak şeylere, kısaca sizi siz, insan olan sizi siz olmaktan çıkaracak her şeye karşı dikkatli olun. Emin olun ölümünüz onların elinden olmayacak. Zaten gelecek olanı Allah onların aracılığıyla bizlere yazmışsa ve bunun adı ölümse korkacak ne var? Boşvermeyin. Ne melazımcılık yapmayın. Adamsendeciliğe, bananeciliğe tevessül etmeyin. 
Hayat müşterek. 
Ölümü kutsamayın, yaşamı sevin, ölüm sonrası kadar yaşam için de hatta daha fazlasını yaşam için sarfedin. 
Ölmüş bir insanın yapacağı şey yoktur. Buradan, işte tam buradan dönersek bir daha bir ülke bulamayız. Çocuklarınız bir daha bir ülke bulamaz. Çocuklarınız, her çağda çeşitli kılıklara bürünmüş faşizmin değil, işgalin altında bir defa ölmek yerine her gün bin kez ölürler. Yapacaklarınızı çocuklarınız için yapın. Yarın çocuklarınız bizim geleceğimiz için ne yaptınız dediğinde, başınızı utançla önünüze eğmeyin. İzlediğiniz televizyon programları, okumadığınız kitaplar, sosyal medya paylaşımlarınız utanç mirası olarak geleceğe kalmasın... 
Ülkemiz, evet ülkemiz çok ağır bir dönemden geçiyor ama dünyamız da ağrılı bir dönemden geçiyor. Bu geçiş döneminde gördüğümüz iyi insanlar gözlerimizi dolduruyorsa, gözleri dolacak ve gözleri dolduracak çok insan var, iyi olun. Yılana sarılmayın, gitmeyin, kalın. Kurtuluş savaşından muhteşem bir oluşla çıkmış bu ülkeye ve çocuklarınıza yine yepyeni bir ülke bırakarak gidin gidecekseniz. Mustafa Kemal Atatürk’ü ve onun etrafında hale hale insanları düşünün, onlar gitmediler… Gittiğiniz yer en fazla bu ülkenin bir karışlık mezarı olsun. Geleceğin size ihtiyacı var.
imaj:aLİULURASBA

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder