24 Haziran 2016 Cuma

FENER ALTINDAKİ KIZ: LİLİ MARLEEN

Savaş, sanat, edebiyat ve Lili Marleen… Savaş her zaman edebiyatın ve sanatın en önemli öğesi olmuştur. Her yazar ve sanatçı, öncesinde, sonrasında ve olduğu anda savaşla ilgili mutlaka bir şeyler yazmıştır. Ülkemizde Nazım Hikmet’in Kurtuluş Savaşı Destanı, Mehmet Akif Ersoy’un Çanakkale Şehitleri, Tolstoy’un en bilindik eseri Savaş ve Barış. Yazarı savaşın içinde de yer alan birçok eser daha… Yine bildik bir sinema filmi olan Good Morning Wietnam sinema tarihinde önemli bir yere sahiptir. Bunlar en bilindikleridir. Şarkılar açısından da durum farklı değildir. Şairlerin yazdığı şiirler bestelenmiş, yıllarca, hatırlanan acı bir hatıra gibi, söylenegelmiştir. Savaş, aşk, savaşta aşk ile ilgili çok önemli ve ilginç çıkarsamalar yapılabilecek edebi ve sanatsal değerler silsilesi… Alman Yazar-Şair Hans Leip Lili Marleen şiirinin yazarıdır. Şiir bestelenir. Bestelendikten sonra birçok dile çevrilir. Lale Andersen’in ilk kez plağa okumasıyla da bütün dünyada bugünkü ifadeyle hit olur, adeta marşlaşır. Şarkı Nazi propagandası malzemesi haline getirilir. Sonrasında aynı şarkı İtalyan faşistlerinin amentüsü halini alır, rivayete göre değişik sözlerle. Aynı şarkı Ruslar için de geçerli sebeplerle müthiş ilgi görür, yine değişik sözlerle ve Lili Marleen “orospu” yapılarak. Aslında hemen bütün dünya kana susamış canavarlarca yok edilmeye çalışılırken, şarkı bazen hayatı farklı kıyılarda akan Lale Andersen’in bazen de Marlene Dietrich’in titrek sesiyle, korkunç ölüm tarlaları üzerinde, bir tüy misali, hafifçe rüzgârlanır. Yazdıklarıyla ölümsüz olan sonrasında ise şapkalı geçimsiz bir ihtiyar halini alan Attila İlhan’da muhtemelen Zagrep Radyosunu dinlerken (Kimilerine göre Belgrad radyosudur ve her akşam saat tam 21.55’te bu şarkı çalar); /Akşam olur mektuplar hasretlik söyler/Zagrep radyosunda Lili Marlen türkü söyler/Siperden sipere ateş tokuşturanlar/Karnlıkta dem çeken ishak kuşu…
Lili ile Marlen iki ayrı kız mıdır, bu iki kızdan hangisi orospudur, ya da orospu mudur, söylence çok. Bilgilere göre Dietrich’in “Mavi Melek” filmine de hayran olan ve neredeyse sık sık izleyen Hitler’in, kendi hayat hikâyesi de son derece ilginç olan Marlene Dietrich’e çok büyük zaafı vardı.  Bu yüzden Lili Marleen şarkısı “Mavi Melek” olarak da hayat içinde dolaşır. Bu arada Diettrich Nazi zulmünden açıp Fransa’ya sığındığında, Hitler büyük hayal kırıklığı yaşar. Bir daha da ne o şarkıyı, ne de buğulu sesli Dietrich’i dinlemez. Bu arada Lili Marleen orospu mudur değil midir çok önemli olmasa da, bu şarkıyı meşhur eden, kitlelerin ruhuna nakşeden Dietrich’in hafifmeşrep bir kadın olduğu iddiası da vardır. Oysa Lili Marleen’in savaş dönemi iki kız arkadaşın hatırasını canlı tutmak, kışlanın önündeki o küflü demir kapının lambası altında buluşmasını resmetmek, ayrılışlarının ve belki bir daha asla bir araya gelemeyeceklerinin o ana dair kaydını sanatlaştırmak, o anı unutulmaz yapmak için yazılmış bir şiir, nereden nereye gitmiş ve nasıl imgeleşmiştir. Bir şiir, bir şarkı sadece bir şiir ve şarkı olmasa gerek; yarım kalan her şey yarım kalmıştır ve herkes bu yarımın hikâyesini anlatır, kendini hikâyesinin tamamlayıcısı olarak hayal edip…

(aliulurasba, viralimaj:fotodali

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder