14 Mayıs 2016 Cumartesi

YAŞAMIN BOYUNCA ÖZLEDİĞİN HEP ÖZLEYECEĞİN OLUR



… lafı kıvırtmadan söyleyeyim: yaşamın herhangi bir mayıs günü. hayali bir akıl hastanesinin kantininde. Hayali bir masada. Hayali bir teneke bardakla çay içiyorum. Kitaplarımdaki ben gibi. Çay oldukça demli. Elim teneke bardaktan yansa da o çayı içiyorum. Üzerimde bir sürü göz izi: …hasta mıyım? Ziyaretçi mi? Burada mı çalışıyorum?.. Benimse bir beklentim var. Gökyüzümün açık hücresinde, acılarımın ötesinde bir beklenti. Bu dünyanın veya bir başka dünyanın ya da bir hiç’in beklentisi. Beklentim oldukça canlı. Belki bir çay daha içerim teneke bardağımla, parmak uçlarımın yanması tatlı bir acıyla kaşınıyor. Ellerini tuttuğum ellerimi kanatmamalıyım. Belki hiç kimsenin onun gibi beni güzelce öldürerek, kendi hayatını capcaplı yaşamaya gittiğini söylemeliyim ama ölü bir kanserli hücre konuşmaz. Konuşmaz. Bırakılmışlığın tadı dilimin ucunda, şimdi söyleyeceğim beklentimi. Kalp bir yer imi değil. O yüzden olsa gerek ikimiz, şu İstanbul kentinden daha yalnızız artık. Yaşamın boyunca özlediğin, hep özleyeceğin olur... 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder