İnsan
otoriteyle değil otoriter düşünceleriyle, faşizmle savaşmalı. Yeryüzündeki bütün
iktidarlar ve hükümetler yıkılsa dahi, kendini güçlü hissettiğinde herkes
otoriterleşir, faşistleşir. Faşizmin ve otoritenin beslendiği tek kaynak korkutmadır.
Korku, biriktirme hırslı insanı daha da kırılgan yapar. İnsan ev, araba, banka
hesabı vs. biriktirdiklerine bağlanır. Bu bağlılık bağımlılığa dönüşür. Her
bağımlılık insana kendini iyi hissettirir. Bu yanıltıcı hisle kendimizi güvende
hissederiz. Bütün biriktirdiklerimiz sabah uyandığımızda bir poşetin içinde
çöpe atılacak…
Ruhsuz, hissiz ve düşüncesiz hemen bütün birikimler bizi
korkumuzu taze tutan otoriteye ve faşizme bağımlı hale getirir. İnsan olarak
ihtiyacımız insandır. Ölüler yaşayanların, yaşayanlar ise ölülerin kirli vicdanı
olamaz. Her insan, bir diğerine ihtiyaç duyar. Maddi olmasa bile ruhunun derinliklerinden
gelen bir hisle, bir başka insanın dokunuşunu hissetmek isteriz. Hisler bize
yaşadığımızı, varoluşumuzu fısıldar. Sorunumuz insan değilse her şey sorundur. Bu
tek tek hepimiz için geçerlidir. Herkesi tek tek insanlığa ihanet etmemeye. çağırıyorum: Akıntıya karşı yüz, rüzgara karşı tükür… ve bir kez daha düşün
yaşadığın hayatı. Sadece benim çocuğum mu iyi yetişmeli yoksa bütün çocuklar
mı? Sadece benim mutlu, huzurlu ve sağlıklı olman mı önemli yoksa hemen
herkesin mi? ilk başta zor olacaktır belki; birbirinizle barışın, birbirinizle
konuşmayı deneyin, anlaşamasanız bile tartışmalarınızı fikirler üzerinden
yapın, birbirinizi en az bir kez samimiyetle dinleyin derim. İnsanın üç temel
ihtiyacı vardır: Düşünmek için kafaya… Duyumsamak için yüreğe… Kimsenin önünde
sürünmemek için omurgaya.
...
(aliulurasba,viralimaj:aliulurasba

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder