Bütün cinayetler hoşgörüsüzlüğün
faydacı ve hazcı ilkel ilgisizliğinden beslenir...
Schiller (1759 – 1805)
bir şair, bir filozof ve bir tarihçidir. Almanya’nın gelmiş geçmiş en iyi dram
yazarlarının hemen hemen en iyisidir. Yazdığı eserler bugün bile Alman tiyatrolarının başyapıtı niteliğindedir...
“İbikus’un Turnaları”nı kaleme alır. Dramatik şiirde İbikus muhteşem coşkulu ve halkın çok sevdiği bir şairdir. Bir gün ilham aldığı ıssız ormanda gezerken haydutlarca öldürülür. Gözlerini son kez kapatacağı an göç eden Turnalar gökyüzünden süzülerek geçmektedir ve cinayete şahitlik ederler.
İbikus’da Turnalara seslenir:“Sizden, yukarıdaki turnalardan/ Susunca bütün sesler/Duyulsun cinayetimin ahı!” diye seslenir… İbikus’un cansız bedenini bulan halk son derece üzgündür. Uzun süre katiller aranır ancak bulunamaz. Halkın öfkesi ve üzüntüsü ise katlanarak artmaktadır.
Bütün bu olumsuzluklara rağmen hayat olağan seyrinde akar. Ve şenlik zamanı gelmiştir. Eğlenceler İbikus’un yokluğunun üzüntüsüyle başlar… Halk büyük şairin katilinin veya katillerinin de bu eğlencede olmasından ancak yine de bulunamamasından dolayı daha da kederlidir.
Açık hava tiyatrosunda son derece dramatik bir oyun oynanmaktadır. Tam bu sırada Turnalar yine göç etmektedirler ve tam da tiyatronun üzerinden geçiyorlardır.
Katillerden biri boş bulunup “İbikus’un turnaları!” der. Halk hemen anlamıştır büyük şairin katilleri gerçekten de aralarındadır. Ve hemen oracıkta yakalarlar katilleri, cezaları da verilir.
(aliuluasba,imaj:fotodali
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder