21 Ocak 2013 Pazartesi

Aşk başladığı gibi bitmez

“Belki biliyorsundur” diye başlamıştı sözlerine Adam, gözleri kadının gözlerinde, sözlerine devam etti: “Bir Meksikalı her Meksikalı gibi çocuğu doğduğunda kulağına ‘Bebeğim sen, sabretmek için doğdun, öyleyse sabret, acı çek ve sus’ diye fısıldar. Trakyalıların da bir adeti var. Yeni doğan bebeği ağıtlarla karşılarlar ve bebeğin kulağına yaşayacağı hayatta başına gelebilecek kötülükleri fısıldarlar. Bizde ise yeni doğan çocuğun kulağına ezan okunur. ‘Bu ezan çektiğimiz acılar sonrası son yolculuğumuza çıkacağımız o son an’da kılınan cenaze namazımızın ezanıdır’ derler. Doğrudur. İyi ki doğmuşum ve iyi ki sen vardın. Şimdi yollarımız ayrılıyor ve artık yokluğunla yaşayacağım. Ya senin yokluğun olmasaydı? Ya, ben, daha ismim okunurken senden bana taşan acılı yazgının satır aralarında kaybolmasaydım, ne olurdu hiç düşündün mü? Düşünme… İnsan, kulağına okunan ismin kederiyle yaşar ama aşkıyla ölür. Çünkü acı insanın kaderidir. Ancak, yaşam dediğimiz ölü sevicisi hayat, bize aşk gibi bir hediye vermiştir; mütemadiyen gözyaşı döktürürken, hep umut verir! İşte bu yüzden ölsek bile bekleriz, zira her aşk öyküsünün bir başı vardır ama sonu yoktur…” (Ali Ulurasba
, imaj: fotodali

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder