Kin, Nefret ve Sevmek Üzerine: BU ADAM BENİM ATATÜRK'ÜM DEĞİL

Herkesin bir Atatürk'ü var bu ülkede.
Belki hiçbir insandan bu kadar nefret edilmemiş ve yine hiçbir insan bu kadar
sevilmemiştir:
PEYGAMBER DEĞİLDİ, BİR DİN GETİRMEDİ:
Ancak kimileri kendisini peygamber gibi gördü. Bu dar görüş açısı
kutsallaştırılan insana nefretin ilk tohumlarını ekti. İnsanların melankolik
düşmanlık ihtiyacı buradan karşılandı ve karşılanmaktadır.
FİKİR İNSANI DEĞİLDİ: Ancak kimileri
onun ku
ÇOK UZATMAYAYIM: ATATÜRK DÜALİZMİN ÇARESİZLİĞİ: Ülkemizdeki Gazi Mustafa Kemal Atatürk üzerinden bir görme kusuru inşa edildi. Bunu yapanlar hem kendilerine göre kusursuz hem Atatürkçüydü, hem kusursuz Atatürk karşıtlarıydı. Bu görme kusurunun mucitleri otoritelerdi (küçüklü büyüklü). Gazi Mustafa Kemal Atatürk üzerinden ortaya çıkarılan zehirleyici düalizm, sevmek ve nefret etmek üzerine, ülkemizdeki bireyi ve toplumu da ikiye parçaladı. Artık şu Atatürk etrafındaki irili ufaklı baskının aktörleri ve onların cemaatleri, ne kadar müsaade ederse Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü o kadar seviyor ve ondan o kadar nefret ediyorduk. Böylece o ortamdaki aidiyetimizi bileyebiliyor, kendimizi o ortamda kabul edilir hale getiriyorduk. Ülkeyi yöneten iktidarlar da, ya da yönetime tabi olan partiler de bunları sonuna kadar kullanmakta hiçbir beis görmüyorlardı. İnsan yaşamının değer ve haysiyetini savunmak bu düalist yapı içinde mümkün olabiliyordu... Fetiş nesneye dönüştürülen Gazi Mustafa Kemal Atatürk, artık bastırılanın geri dönüşü haline gelmişti. Bastırılan neydi?
BASTIRILAN ŞUDUR: Çerçeve çift bakış açısı
oluşturur. Yani artık çerçevenin içindeki bakış açısı karşısında çerçevenin
dışında bir bakış açısı vardır. Bu bakış açıları düşünceyle değil otoriter
önyargılarla biçimlenir. Bu bakışın eyleme dönüşme biçimi de şiddetle ikame
edilir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve onun kurduğu ülke üzerinden bugün verilen
savaş, apaçık otorite kurma savaşıdır. Bu savaş bitirilmek de istenmez çünkü,
zevk veren savaşın kendisidir. İnsan olan varsa insanı olmayan da vardır. Gazi
Mustafa Kemal bir insandı. O, aksiyon insanıydı, eylemciydi ve başlangıcından
ömrünün sonuna kadar bir devrimciydi. İnsanın ve toplumun haysiyetini
savunuyordu. Bir insanı öldükten sonra her şey yapabiliriz. Şu da bir gerçek
ki, Gazi Mustafa Kemal ile ilgili neyin görülebileceği, ne hissedeceğimiz bir
emre bağlanamaz. İliştirilmiş (Atatürk karşıtı ve yansılı küçük büyük
cemaatlere kendini kaptırmış olmak) insanlar ile otorite arasındaki emsalsiz
işbirliğini görmemiz gerekir. Görmemiz gereken Gazi Mustafa Kemal Atatürk
etrafında oluşturulan bizim kendi kanaatlerimiz değil kuvvetin pençesindeki şucu-bucu
dramatik otorite çaresizliğidir. Savaşlarını meşru kılmak için bizi kendilerine
ikna adı altında dramatik yollara başvurmaktadırlar. Yası tutulan bir hayat
olması için bizim nasıl, ne için ve neden yaşamamız gerektiğini söyleyenler,
kaybettiklerimizin hesabını asla vermeyecek olanlardır. Bu insanların savunduğu
veya reddettiği-intikam döngüsündeki insan benim Gazi Mustafa Kemal Atatürk’üm
değildir. (au
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder