17 Ocak 2020 Cuma

BİR TEHDİT OLARAK KADIN RAHMİ


İnsanın vahşileşme ihtimali

Kadınların rahmi insanlık için bir tehdittir. Çünkü kadın rahmi geleceğin ve gelecek nesillerin de rahmidir. Peki, gelecek nasıl olacak? Bir araştırmaya göre insan uygarlığının vahşileşme ihtimali yüzde yetmiş beş. İnsanları geçmişleri sıkıyor, gelecekleri ise korkutuyor. Hıristiyanlar Hz. İsa’yı bekliyor, Müslümanlar Mehdi’yi, İranlılar 12. İmam’ı. Aslına bakarsanız dini veya felsefi bütün inançlarda bir kurtarıcı beklentisi var. Bu bugünün ve dünün konusu da değil. Yüzyıllardır sürüyor bu beklenti. Çünkü geçmişte Cennet inşa edilemedi. Gelecekte de Cennet görünmüyor. Geleceğin karanlık olacağını düşünüyor insanlar. Bunda haksız sayılmazlar, hâlâ olağanüstü kitlesel haksızlıklar, kitlesel katliamlar ve acılar yaşanırken…

Bu köye bir daha peygamber uğramayacak

Dolayısıyla başının çaresine bakamadı insanlar. Yüzlerce, belki binlerce uyarıcı geldi, kitaplar yazıldı ama yine de insan kendi türünü ve kendi türüyle birlikte dünyayı yaşanmaz yapmaktan yılmadı. Yılmaz da. Böyle sürmeyeceğini de biliyoruz. Bunun için mahvettiğimiz dünyaya çeki-düzen verecek birini bekliyoruz. Kimse gelmeyecek. Buna emin olabilirsiniz. Gelmesine de gerek yok. Geldiğinde de bir şey değişmiyor. Çünkü uyarıcıların etkisi bir tablet antidepresan etkisi kadar.

En kötünün arkamızda kaldığını sanıyorsak yanılıyoruz

En kötü olanın arkamızda kaldığını sanıyorsanız yanılıyorsunuz. İyi bir Tanrı’nın en büyük özelliği korkunun egemen olmayacağı bir dünya yaratmaktır. İyi bir insanın en büyük özelliği de Tanrı’nın korkmamamız için yarattığı bu dünyayı korku Cehennemine çevirmektir. Bu sadece insanlığa değil, insanlığın geleceğine de bir saldırıdır.

Bir tehdit olarak kadın rahmi

Geleceği ve özellikle de erkeği tehdit eden en önemli olgu ise kadın rahmidir. Bu gerçeği Hollywood yapımı, seri halinde çekilen, en son 6’ncısı(Kara Kader) vizyona giren Terminötür filminde bir dip akıntı olarak görmekteyiz. Burada sadece yüzeyde yapay zekâ ve makineler ile yarı insan yarı makine ve insandan oluşan bir vizyoner veya postmodern bir harmanlama yok. Bu harmanda sadece iyi makineler, kötü makineler ile iyi insanlar ve kötü insanlar da yok. Basit bir film de değil beyaz perdedeki. Bir türlü doğuvermeyen Hazreti İsa beklentisidir aslında filmin ana teması. Hep bir kadın korunur. Çünkü o kadın Hazreti İsa’yı doğuracak Meryem’dir. Meryem’in düşmanları ise makinelerdir. Yarı makine, yarı insan ve insanlar da Meryem’in koruyuculuğuna soyunurlar. İnsan makineleri ve yapay zekâyı icat eder. Bunlar insana karşı tehdit oluşturmaya başlar, hatta dünyayı ele geçirir. İnsan yarı-insan yarı makine, yeniden bir gelecek kurmak için önce bir Meryem, sonra bu Meryem’e bir İsa yaratır. Meryem kimi zaman Amerikalı, kimi zaman Meksikalıdır. Belki filmleri izlersiniz. Onun için fazla ayrıntıya girmeyeceğim. Son birkaç cümle: Kadına insanlık dışı şiddet ve cinayetlerin, kitlesel katliamların vb. altında bile bu karmaşık-sapıkça düşünce yatıyor olabilir. Bu düşüncenin teması – niye kadının artık bir kurtarıcı doğurmadığı; ya da – artık kadının doğurmayı kesmesi, olarak ifade bulabilir. Bu yüzden en başa koyduğum hipotez cümlemi tekrarlayarak, mevzuyu bitirmek istiyorum. Erkeği tehdit eden kadından daha çok kadının rahmidir. Kadın artık ya kurtarıcı doğurmalı, ya da doğurmayı kesmelidir. Bu yüzden kadın rahmi yaşamın devamlılığını sağladığı gibi ölümcül bir yapıya da sahiptir. Bu bağlamda bir penisle vajinanın buluşması basite indirgenebilecek bir olgu değildir. Ayrıca saptırılmış dinlerin neler yaptıklarından çok yapabileceğine de dikkat etmek ve tedbir almak gerekir 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder