7 Mayıs 2019 Salı

SİYASAL İSLAMCILARIN AHLAKSIZLIĞI

Türkiye'deki geleneksel İslâm anlayışının bir yandan faşizme ve bir yandan da kapitalizmle bu kadar kolay entegre olarak kendine yeni bir ahlak alanı inşa etmesiyle sadece iktidar değil, iktidarın etrafında kenetlenen kitlenin etik vasatlığını da ortaya çıkardığına inanıyorum. Dolayısıyla bu ülkenin gelenekçi kendine göre Müslümanları, o çok bahsettikleri din kaynaklı Allah korkusuna dayanan ahlaki üstünlüğü YSK'nın kapısı önünde bırakmıştır, oy verdikleri iktidar marifetiyle.

6 MİNARELİ CAMİ DERKEN


"6 minareli Cami yaptık" diyerek, Çamlıca Camii'nin açılışını yaparken , Sivas'ın Hafik ilçesinde, baraj suları altında kalan Pusat Köyü Camii'nin sadece minaresinin bir bölümünün görülebilmesi, sadece ironu değil,  siyasal İslam'ın ve destekçilerinin iktidardaki durumunu da gözler önüne seriyor kanımca. Uçucu bir medeniyet inşası iddiasıyla hareket ederken gerçekleri gözardı edemezsiniz.

SİYASAL İSLAMCILAR FAŞİZME KAPI KOMŞUDUR

Ayrıca bir yandan kapitalizme boyun eğerken bir yandan da faşizme bu kadar yakın, hatta faşizmle iç içe olması, siyasal İslâmcıların karmaşık kimliğine (hatta şizofren) ait bilgiler de veriyor bize. Devleti korumakla dini korumanın eşitlendiği düzlemde işleme konulan düşük cihatçı anlayış, "kutsal davamız" adı altında kendisine sadece siyasal değil ahlaki bir zemin de yaratabiliyormuş. Buna "ahlaksızlık" da denilebilir ama ahlak anlayışının değişebilirliğine dair bir opsiyonu buraya koyarak, bütün olup bitenlere "ahlaksızlık demek istemiyorum. Yine de bu ahlak anlayışının "devlet" ve "din"in kurtarılma bahanesiyle tıpkı "kutsal insanı", "Kutsal ülkeyi ve "kurtarılmış dünya"yı oluşturmak için  Hitler vari Tanrılığa soyunarak, herkesi-artık bir anlamı kalmayan Cennet'e zorla sokma eylemleri, ahlaksızlık olarak nitelendirilebilir diyebilirim.

GELENEKSEL MÜSLÜMANLIK DEMOKRASİYLE VE CUMHURİYETLE ASLA UZLAŞAMAZ

Bu bağlamda halk dini ve bu bağlamda oluşturulmaya çalışılan halk iktidarı denilen by-pass, sunnidir, hısızlık malıdır. Geleneksel Müslümanlık ve iktidarının inançlarına zarar vereceği düşüncesiyle demokrasi ve cumhuriyetle uzlaşabileceğini artık düşünmüyorum. Bu anlamda 6 minareli Çamlıca Camii, siyasal İslâmcıların ve onun kitlesinin içi hep boş kalacak bir tapınağı olmaktan öteye geçemeyecek.  Onlar da görecek ki, Sivas'ın Hafik ilçesinde, baraj suları altında kalan Pusat Köyü Camii, sular çekildiğinde ortaya çıkacak (simgesel olarak). Kirletilen her değerle birlikte insan da kirletiliyor. Dünyanın en güzel coğrafyasını Cehenneme çevirenlerin, aslında "dış güç" diyerek, modernlikten, muasır medeniyetten kaçtıklarına bir kez daha şahit olmak acı verici. Ancak hiçbir fildişi kule sonsuza kadar ayakta kalmamıştır. 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder