Türkiye’den
üç devlet çıkmaz. Batılı bürokratlar ve siyasiler, kendilerini çağın
getirdikleriyle dolu bir fıçının içinde sarhoş; başarılarını, Türkiye gibi sürekli
kışkırtılan kendi iç sorunlarıyla ve dıştan başta terör olmak üzere farklı ve
bel altı yöntemlerle boğuşan ülkelerin başarısızlıklarından kazanıyorlar.
Eğer Batı’nın
ve Amerika’nın bir başarısı varsa ve bugünkü medeniyetleri, gerçekten de kan
üzerinden yeşermemişse, batılı bürokratlar ve siyasiler şunu iyi hesap etmeli:
Türkiye yıkıldığında, bütün Ortadoğu, Afrika, Çin sınırına kadar Avrupa’nın
üzerine çöker… İkincisi Anadolu’da “Ermenistan”, “Kürdistan” ve “dinler arası
diyalog düşüncesiyle başkenti İstanbul olan, Vatikan vari bir Siyasal İslâm
ülkesi” çıkmaz… Böyle bir şeylerle uğraşıyorlarsa ki, kesinlikle uğraşıyorlar, “Para
yalan söylemez”; bilinçli, korkunç bir ekonomik daraltmanın ardından yaşanacak
büyük kaos sonrası bugünkü modern Avrupa, çok kısa bir süre içinde, yeni bir ortaçağa
dönüş yapar. Bunu bize geçmiş gösteriyor.
Üçüncüsü ise batılı sağduyulu
gazeteciler, aydınlar, bilim insanları kulağı kapanan batılı insanların,
halkların kulaklarını açıp, namusluca bunu halka anlatmalılar; kendi
bürokratları yanlış yapıyor ve siyasetçileri başta olmak üzere bir çok kesim,
insanlığa karşı tarihi bir “kahpelik” içinde. Bu bölgede acı çekecek insanların
çekeceği acının en az on mislini batılı toplumlar yaşayacak. Sanırım bundan
batı toplumu, tek tek insanlar çok farkında değil.
Demem o ki, Türkiye, batılı
turist için kilim alınacak, kahve içilip, nargile tüttürülecek, birkaç fotoğraf
çekildikten sonra da bırakılıp gidilecek, anılarda ara sıra yâd edilecek bir
ülke değil.
Bir de şu var: Türkiye ile oynamak dünyanın ayarıyla oynamaktır.
Umarım aklıselim batılılar anlar… Türkiye Batı’yı değil de Batı Türkiye’yi
kaybetmemeli.
(imaj:fotodali
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder