…
15 Temmuz’da bir ülke kaybettim ben, kayıtsızca benim dediğim bir ülkeydi bir
vakitler ülkem,
olmamış
olana sevinenler ve olana sevinenler, bir ülke kaybettim ben;
bazen,
ülkemle ilgili düş kırıklıklarımı kendim uydurduğumu, dolayısıyla temelsiz
olduğunu düşünürdüm ama artık değil, hepsi bir gerekçe kazandı 15 Temmuz’da,
ve
anladım ki, televizyon ve internet başlarında asla öldüremediğimiz vakitler,
bize ihanet etti. Bize ihanet eden boşa geçen zamanlarımızdı.
…
orada, biraz uzakta, trajik bir tebessümle bize baktığını hissediyorum okunmayı
bekleyen kitapların.
ve
öfkeli aklın ve yalın bilincin, hislerden, sloganlardan, kör inançlardan,
bağnaz bağımlılardan, ötekileştirmeden arınmış bir biçimde, gemileri yaktığımız
15 Temmuz’u, Anadolu Rönesans ve Reformuna çevirmesini, Anadolu’da bir Endülüs
devrimi gerçekleşmesini bekliyorum, ülkemi belki böyle bulacağımı umuyor,
inanıyorum.
Hazır Mustafa Kemal Atatürk’e de yüzümüzü dönmüşken ve bu dönüş
“Takiyye” oyarak nitelendirilmezken, bunu yapabilir miyiz?
(imaj:fotodali
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder