6 Ekim 2015 Salı

Dayak manyağı olan masalar sandalyeler, koltuk kenarları vs.

Dayak manyağı olan masalar sandalyeler, koltuk kenarları vs.
İstanbul yağmurla tatlı ve huzurla yıkanırken yeni bir romana başlamanın ılık sızıntılı huzursuzluğuyla çocukluğuma dair bir anım aklıma geldi: Beş veya altı yaşındaydım. İçinde oldukça büyük bir havuz da bulunan geniş bahçemizdeki ağaçların üzerinde “meraklı-şaşkın” bakışlı minik bir primat gibi hayretimin hayretimin coğrafyası ağaçtan ağaca gezerdim. Gözü bugün de üzerimde olan annem “O ağaca çıkma, havuzun kenarında gezme!” diye koruyucu-uyarıcı yine de ikna kabiliyeti düşük sözden yarı kızgın, duvarlar çekerdi önüne. Anne babaya kulak asılmayan yaş en güzel yaştır. Yine bir gün havuzun kenarındaki ağacın “cin” tepesine çıkmaya çalışıyordum. Dört veya beş metre yükseklik vardı, nasıl oldu anlamadım bir anda sırt üstü kendimi yerde buldum. Nefesim kesildi. Bağırıyordum ama sesim çıkıyor muydu bilmiyorum. Annemin, teras-taşlıktan sesini duydum: “Geber!” Bir gün bu anımı kendisine anlattığımda “Öyle dememişimdir” dedi. Öyle demişti ama hiç önemli değil. Annem gelip beni düştüğüm yerden kaldırsaydı, ağacı dövseydi, hayatımda ne değişirdi bilmiyorum. Sonraki yıllarda arkadaşlarımın çocukları oldu. Kimi kendisini “Ah o koltuğa”, kimi “Ah o sandalye yok mu”, kimi “Ah o koltuk kenarı”na çarpıyordu. Anne baba arkadaşlarımın ilk yaptığı masaları, sandalyeleri, koltukları olmadı kapıları, yani eşyaları dayak manyağı yapmalarıydı. Çocuğumuz nasıl suçlu olabilir, elbette olamaz. Suçlu eşyadır, ötekidir. Buna bir özeleştiri yöntemi olarak da bakabiliriz ancak belki de en önemli nokta benim ağaçtan düştüğüm anda annemin bana kızgınlıkla “Geber” diye bağırmasını şimdi kendi cümlelerimle daha iyi anlıyorum; “Sana doğruyu yanlışı öğretmeye çalışıyorum, etrafına duvar inşa etmiyorum. Hata senin. Kendine fırsat veriyorsun tamam anladım ama kendinle ve hatalarında da yüzleş. Beni ya da başkalarını veya başka şeyleri suçlama, başına bir şey geldiğinde de beni çağırma, çünkü her zaman yanında olamayabilirim, kendini kazan, kendine dikkat et.”
(imaj:fotodali

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder