16 Mart 2016 Çarşamba

YOZLAŞMANIN ERDEMİ

Yozlaşma ağırlaştığında zaafların erdem yerine geçtiğine inanıyorum.

Değer verdiğimiz insanlardan daha fazla yozlaştığımızda geleceği değerlerden değil, yozlaşmadan dileniriz. Sahtekârlık böyle yüz bulur. Ölüp gidenler şanslıdır çünkü artık habis bir tümör halini almış ikiyüzlülük, iktidar dahil her yeri sarmıştır… 
İçlerinde çocuklar için azıcık da olsa gelecek umudu taşıdıklarından maalesef yaşadıkları yalnızlığı istemeyerek seçenlerin de bu yüzden haklı sebepleri vardır; hangi sahtekârın, kimi, ne zaman ve nasıl çarpacağını bilemedikleri için, saklanma ihtiyacı duyarlar. Dürüst olacağını bilsem kalabalıkla savaşacağım… 
Bu yüzde ilâh ediyorum: hainin en büyüğü benim. Sadece hâlâ seni seviyor değilim… Başka sevenler başka yalnızlarda ölmesin istiyorum. 
İstiyorum ki artık kelimelerin işgaline açık varlığım pandoranın kutusu gibi şaşkınlık vermesin insanlara. 
Apoletleri sökülsün bütün sivillerin ve lağımlara atılsın. Fareler kel başlarına peruk olarak taksın bütün o büyük insanların büyük sözlerini. İsterse sol omzumdan defterimi alsın bir şair, dürsün şiiriyle; içimi ezmesin artık çocuk ağlamaları. 
Niye, demesin kimse… Racon kesip balkondaki kuşlarımı kaçırmayın, tedirgin etmeyin sokak köpeklerimi ve kedilerime tekmeler atmayın… 
Hangi yoldan gidiyorsanız gidin, artık kendinize yalan söylemeyin.   
(viralimaj:aliulurasba

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder