Yozlaşma ağırlaştığında
zaafların erdem yerine geçtiğine inanıyorum.
Değer verdiğimiz insanlardan daha
fazla yozlaştığımızda geleceği değerlerden değil, yozlaşmadan dileniriz.
Sahtekârlık böyle yüz bulur. Ölüp gidenler şanslıdır çünkü artık habis bir
tümör halini almış ikiyüzlülük, iktidar dahil her yeri sarmıştır…
İçlerinde çocuklar
için azıcık da olsa gelecek umudu taşıdıklarından maalesef yaşadıkları
yalnızlığı istemeyerek seçenlerin de bu yüzden haklı sebepleri vardır; hangi
sahtekârın, kimi, ne zaman ve nasıl çarpacağını bilemedikleri için, saklanma
ihtiyacı duyarlar. Dürüst olacağını bilsem kalabalıkla savaşacağım…
Bu yüzde
ilâh ediyorum: hainin en büyüğü benim. Sadece hâlâ seni seviyor değilim… Başka sevenler
başka yalnızlarda ölmesin istiyorum.
İstiyorum ki artık kelimelerin işgaline
açık varlığım pandoranın kutusu gibi şaşkınlık vermesin insanlara.
Apoletleri
sökülsün bütün sivillerin ve lağımlara atılsın. Fareler kel başlarına peruk
olarak taksın bütün o büyük insanların büyük sözlerini. İsterse sol omzumdan
defterimi alsın bir şair, dürsün şiiriyle; içimi ezmesin artık çocuk
ağlamaları.
Niye, demesin kimse… Racon kesip balkondaki kuşlarımı kaçırmayın,
tedirgin etmeyin sokak köpeklerimi ve kedilerime tekmeler atmayın…
Hangi yoldan
gidiyorsanız gidin, artık kendinize yalan söylemeyin.
(viralimaj:aliulurasba

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder